Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/9754 E. , 2025/16605 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2032 E. 2022/407 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/9754 E. , 2025/16605 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2032 E. 2022/407 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'nın temyiz talebinin zararı giderdiği için davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği, suyu kullananın kendisi olmadığı, diğer sanığın zararı gidermemesinin kendisinin cezalandırılmasına sebep olamayacağına yönelik olduğu, sanık ... müdafiinin temyiz talebinin verilen mahkûmiyet kararının adil olmadığı, isnat edilen suçu işlemediğinden dolayı sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği, suçun işlenmesinde de bir dahili olmadığı, kesin, her türlü şüpheden uzak delil olmadığı, sanığın söz konusu hizmetten haberdar olmadığı, bilerek ve isteyerek karşılıksız yararlandığı hususunun sabit olmadığı, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi, takdiri indirim nedenlerinin dikkate alınmamasının da hukuka aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK’nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK’nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği; bu açıklamalar ışığında somut olayda değerlendirildiğinde, sanıklara soruşturma aşamasında usulünce ödeme ihtarı yapılmadığı ancak sanık ...'ın katılan kurum zararını giderdiğinin anlaşıldığı; böylece soruşturma aşamasında kendisine ödeme ihtarı yapılmayan ancak kovuşturma aşamasında zararı tamamen gideren sanık hakkında ve ödemeye açıkça karşı çıkmayan diğer sanık ... hakkında kamu davası açılamayacağından 5237 sayılı TCK’nın 168/5. maddesine istinaden 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle açılan kamu davalarının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken kovuşturmaya devamla yazılı şekilde mahkûmiyet kararları verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve sanık ...'nın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5237 sayılı TCK’nın 168/5. ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, karardan bir suretin Adli Sicil Kanunu’nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne Mahkemesi tarafından gönderilmesine, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Demre Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Karşılıksız yararlanma suçundan iki sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükümleri, zararın giderildiği ve suçun sabit olmadığı gerekçeleriyle temyiz edilmiştir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, soruşturma aşamasında sanıklara usulüne uygun ödeme ihtarı yapılmadığını, buna rağmen sanıklardan birinin katılan kurumun zararını kovuşturma aşamasında tamamen giderdiğini tespit etmiştir.
Hukuki İlke: 6352 sayılı Kanun sonrası işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında TCK'nın 163/3. ve 168/5. maddeleri gereği, soruşturmada kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp sanığa ödeme ihtarı yapılmalıdır; bu ihtar yapılmadan zarar kovuşturmada tamamen giderilirse ödeme soruşturmada yapılmış sayılır ve CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden davanın düşmesi gerekir.
Uygulama Sonucu: Hükümler CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak bozulmuş ve yeniden yargılama gerektirmediğinden CMK'nın 303/1-h maddesiyle, zararı ödeyen sanık ile ödemeye açıkça karşı çıkmayan diğer sanık hakkındaki kamu davaları düşürülmüştür.
Dava Strateji Notu: Karşılıksız yararlanma dosyalarında savunma önce soruşturma evresinde usulüne uygun ödeme ihtarı yapılıp yapılmadığını denetlemelidir; ihtar yoksa kurum zararının kovuşturmada dahi tamamen ödenmesi mahkûmiyeti düşme kararına çevirebilir ve bu sonuç ödemeye karşı çıkmayan diğer sanığa da sirayet eder.