Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/1221 E. , 2026/4156 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/246 E., 2021/451 K. SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/1221 E. , 2026/4156 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/246 E., 2021/451 K. SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2026 tarihli ve KYB-2025/152164 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 1- Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 289/1 ve 62/1. maddeleri gereğince hükmolunan 2 ay 15 gün hapis cezası üzerinden, 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılarak 2 ay 26 gün hapis cezasıa hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde 2 ay 28 gün hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayin olunmasında, 2- Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptaline karar verilmiş, ayrıca aynı bentte yer alan “seçme ve seçilme” ehliyetleri ile ilgili olarak da, hükümlünün, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakılması uygulamasını engelleyici nitelikte iptal kararları verilmiş olması ve doğan boşluk nedeniyle bu hususta yeni bir yasal düzenleme yapılması ihtiyacının ortaya çıkması karşısında, yerel mahkeme hükmünde bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakılmasına karar verilmesinde, 3- 18/06/2014 tarihinde kabul edilip 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince “ Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden, sanık hakkında adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1) 2 No.lu kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde; Hukuka aykırılıkların ciddi boyutlara ulaşması hâlinde başvurulabilecek olağanüstü bir yasa yolu olan kanun yararına bozma, kesin hükmün otoritesinin korunması gereği temyiz incelemesi nedenlerine göre dar kapsamlı olduğundan; hukuka aykırılığın, kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilmesi, hükümlünün hukuki durumunu etkilemesi ya da değiştirmesine bağlıdır. Ayrıca, başka bir yol ve yöntem ile giderilmesi imkânı bulunan hukuka aykırılıklar ile ilgili olarak da kanun yararına bozma talebinde bulunulamayacağı, Dairemizin ve Ceza Genel Kurulunun yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir. Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya kapsamına göre; her ne kadar hükümlü hakkında hükmedilen hapis cezasının kanunî sonucu olan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunlukları uygulanırken, anılan 53. maddenin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklik nazara alınmadan hükümlü hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verildiği anlaşılmış ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, infaz aşamasında gözetilebileceği ve buna göre infaz aşamasında karar alınmak suretiyle başka bir yol ve yöntem ile giderilmesi imkânı bulunan bu hususun olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği değerlendirilmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2) 1 ve 3 No.lu kanun yararına bozma istemlerinin incelenmesinde; A) Hükümlü ... hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 289/1 ve 62. maddeleri uyarınca tayin edilen 2 ay 15 gün hapis cezasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirilmesi esnasında, 1 ay 26 gün hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 1 ay 28 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, B) 18.06.2014 tarihinde kabul edilip 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince “ Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden hükümlü hakkında hapis cezası yanında hükmedilen adlî para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulması, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talepleri yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 2 No.lu kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünün 1. bendinde açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 1 ve 3 No.lu kanun yararına bozma istemlerinin gerekçe bölümünün 2. bendinde açıklanan nedenlerle KABULÜNE, Çal Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2021 tarihli ve 2021/246 Esas, 2021/451 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, hükümlü hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 289/1 ve 62. maddeleri uyarınca tayin edilen 2 ay 15 gün hapis cezasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirilerek hükümlünün 1 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının infazının bu miktar üzerinden yapılmasına; ayrıca hükümden "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin" şeklindeki ibare çıkarılarak yerine "5275 sayılı Kanun'un 106. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, infaz aşamasında tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, iki saat çalışılması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceği, günlük çalışma süresinin, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirleneceği, hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uyulmaması halinde, çalışılan günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamının açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceğinin" ibaresinin eklenmesine; adlî para cezasının infazının da buna göre yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.