Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/3568 E. , 2026/5279 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3196 E., 2026/32 K. SUÇLAR : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/3568 E. , 2026/5279 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3196 E., 2026/32 K. SUÇLAR : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 17.04.2025 tarihli ve 2025/958 Esas, 2025/1107 Karar sayılı kararı ile yapılan istinaf incelemesi neticesinde mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin yasal dayanağı bulunmadığı böylece sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlerin temyizi kabil olduğu anlaşılmakla Tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Torbalı 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi ile konut dokunulmazlığının ihlali (metinde hırsızlık ve konut dokunulmazlığı hükümleri de anılmaktadır) suçlarından kurulan hükümlere ilişkin, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin dosya üzerinden verdiği bozma kararı sonrası temyiz incelemesi yapılmıştır.
Hukuki İlke: 2. Ceza Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesinin dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin yasal dayanağı bulunmadığını, bu nedenle ilk derece hükümlerinin temyizinin mümkün olduğunu belirlemiş; CMK 288 ve 294 çerçevesinde denetim yapmıştır.
Uygulama Sonucu: Sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek CMK 302/1 uyarınca temyiz istemi esastan reddedilmiş; istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar Tebliğnameye AYKIRI olarak ONANMIŞTIR.
Dava Strateji Notu: Bölge Adliye Mahkemesinin dosya üzerinden bozma yetkisinin sınırlı olması, temyiz yolunun açık kalması sonucunu doğurabilir; bu usuli ayrıntı temyiz hakkının varlığını belirler. Müdafi, BAM kararının duruşmalı mı dosya üzerinden mi verildiğini ve bozma yetkisinin dayanağını denetleyerek temyiz yolunu doğru değerlendirmelidir.