KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/9319 E., 2012/6425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2012
- Mahkemesi
- İzmir 13. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 02.03.2011
- Numarası
- Esas no:2010/943 Karar no:2011/196
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından, manevi tazminat isetğinin reddi, maddi tazminat miktarı ve yoksulluk nafakasının toptan ödenmesi kararına; davalı-davacı (koca) tarafından ise, kadının kabul edilen boşanma davası, nafakalar ve maddi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kocanın tüm, davacı-davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden; davalı-davacı kocanın, davacı-davalı kadını istemediğini ve sevmediğini belirterek evlenmekten pişman olduğunu söylediği anlaşılmaktadır. Bu sözler davacı-davalının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/9319, K. 2012/6425, 20 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama