KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/25507 E., 2013/11016 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Kayseri 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 18.09.2012
- Numarası
- Esas no:2011/1002 Karar no:2012/755
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı koca tarafından kusur belirlemesi, nafakalar ve kadının karşı davası nedeniyle vekalet ücreti yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise kocanın kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddi, yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kocanın kusur belirlemesi ve nafakalara yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a) Mahkemece taraflar eşit derecede kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davalı-davacı kadının eşine ve eşinin ailesine hakaret etmek şeklindeki kusuruna karşılık davacı-davalı kocanın da eşine fiziksel şiddet uyguladığı, küçümseyip baskı yaptığı, babasının eşine hakaretine sessiz kaldığı ve birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda davacı-davalı kocanın daha ziyade kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Ne var ki davacı-davalı kocanın boşanma davası yönünden Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları gerçekleştiğine göre davacı-davalı kocanın boşanma talebinin kabulü sonucu itibarıyla doğru olup, davalı-davacı kadının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile boşanmaya ilişkin hükmün kusur belirlemesine ilişkin gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar verilmesi gerekmiştir (HUMK.md.438/son).
b) Davalı-davacı kadın 15.12.2011 tarihli cevap ve karşı dava dilekçesi ile usulüne uygun şekilde karşı dava açmış ve bu karşı davasını velayet ve maddi-manevi tazminat isteklerine hasretmiştir. Davalı-davacı kadının boşanmaya yönelik bir isteği olmadığına göre tazminat talepleri nispi harca tabidir. Ne var ki dava değeri üzerinden nispi harç alınmamıştır.
Davalı-davacı kadın bu karşı davasına yönelik olarak başvurma harcını yatırmış olduğuna göre nispi harcı tamamlaması için kendisine süre verilmesi (Harçlar Kanununu madde 30-32) harç tamamlandığı taktirde işin esasına girilip tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi yatırılmadığı takdirde Harçlar Kanununun 30. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken; karşı dava dikkate alınmaksızın davalı-davacı kadının talepleri, kocanın davası yönünden feri talep şeklinde değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/25507, K. 2013/11016, 18 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama