KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/13310 E., 2016/4732 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet ve Çeyiz Eşyasının İadesi
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar, ziynet, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-davacı erkeğin birlik görevlerini yerine getirmeme şeklindeki davranışı kanıtlanmamış olup, kendine kusur olarak yüklenemeyeceğinin, ancak gerçekleşen diğer vakıalara göre boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğu anlaşılmakla aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m. 6, 6100 s.HMK m. l90/l)."Davacı-karşı davalı dava konusu ziynetlerinin, davalı-karşı davacı da kaldığını iddia etmiş, davalı-karşı davacı ise bu iddiayı inkar etmiştir. Davacı-karşı davalı tanıkları, iddia edilen vakıayla ilgili somut bir beyanda bulunmamışlardır. Dosyada iddiayı kanıtlamaya elverişli başkaca delil de bulunmamaktadır.
Olağan olan bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olmasıdır. Diğer bir ifade ile bunların davalının zilyetliğine terk edilmiş olması olağana ters düşer. Öte yandan söz konusu eşya, rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen ve götürülebilen nev’idendir. Bu bakımdan, davacı olağanüstü şartlarda evden ayrılmadıkça bu türden eşyaları götürmesi her zaman mümkündür.
Bu olgulara aykırı olarak kadının evden ayrılmasına neden olan olay ve varsayımdan hareketle ayrıca ispat yükünün davacı-karşı davalı kadın da olduğu dikkatte alınmadan, davalı-karşı davacının ziynetleri almadığını ispatlayamadığından ve ziynetlerin ortak konutta kaldığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/13310, K. 2016/4732, 10 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama