KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/22033 E., 2018/9149 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece davalı kadına kusur olarak yüklenen hakaret vakıasına davacı erkeğin dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında dayanmadığı, bu nedenle kadına kusur olayak yüklenemeyeceği, mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer vakıalara göre tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda yine de eşit kusurlu olduğu anlaşılmakla, kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m. 186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK m. 169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur
3-Davalı kadının yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında işçi olduğu belirtilmiş ise de; kadının sürekli ve düzenli gelir elde edip etmediği anlaşılamamaktadır. Buna göre mahkemece kadının çalışıp, çalışmadığı çalışıyor ise işinin sürekli ve gelirinin düzenli olup, olmadığı, gelir elde ediyorsa bu gelirin kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı, kendi rızası ile işten ayrılıp ayrılmadığı, işten ayrılmış ise hangi tarihte ve neden işten ayrıldığı araştırılıp sonucu uyarınca yoksulluk nafakası hakkında (TMK m. 175) karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/22033, K. 2018/9149, 13 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama