KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/25287 E., 2018/11125 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından, katılma yoluyla nafaka ve tazminatın miktarları yönünden; davalı erkek tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 16.10.2018 günü duruşmalı temyiz eden davalı ... vekili Av. ... ile karşı taraf temyiz eden davacı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının tüm, davalı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadın, 07.11.2013 havale tarihli dava dilekçesinde davalıdan kendisi için nafaka ve tazminat talebi olmadığını belirtmiş fakat cevaba cevap dilekçesiyle bu beyanın aksine yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece de kadının dava dilekçesindeki beyanı dikkate alınmaksızın, davacının boşanmanın fer'i niteliğindeki yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talepleri kısmen kabul edilmiştir.
Davacı kadının dava dilekçesindeki beyanı yoksulluk nafakası ve tazminatlardan feragat niteliğindedir. Bu taleplerin, sonradan dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında tekrardan istenmiş olması, feragat beyanı karşısında hukuki sonuç doğurmaz. Feragat beyanı açıklandığı andan itibaren kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK m.311/l). Feragat beyanının iptalini gerektiren irade bozukluğu da iddia ve ispat edilmemiştir. Bu sebeple dosyaya sunulan cevaba cevap dilekçesiyle feragatten dönülemez. Bu husus gözetilerek, davacının yoksulluk nafakası (TMK m. 175), maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) taleplerinin reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/25287, K. 2018/11125, 16 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama