İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/8742 K.2023/105

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kadının 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'nun (4721 sayılı Kanun) 161 inci maddesine dayalı boşanma davasının reddine, 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı…

Esas2022/8742Karar2023/105Tarih10 Ocak 2023Okuma10 dk · 1.942 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2022/8742 E., 2023/105 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Ocak 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1322 E., 2022/1820 K.
Dava tarihi
01.10.2018-08.11.2018
Karar
Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma
İlk derece mahkemesi
Gaziantep 1. Aile Mahkemesi
Sayısı
2021/8 E., 2021/245 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.942 kelime·10 dk okuma·15 bölüm

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kadının 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'nun (4721 sayılı Kanun) 161 inci maddesine dayalı boşanma davasının reddine, 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, erkeğin karşı boşanma davasının ise reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile hükmün kaldırılarak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Gönderme kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kadının 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesine dayalı boşanma davasının reddine, 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, erkeğin karşı boşanma davasının ise reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-karşı davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; erkeğin zina yapması nedeniyle evlilik birliğinin devam edebilmesinin imkansız hale geldiğini, erkeğin ilgisiz davranmaya başladığını, sekreteri M.P.T. ile ilişkisi olduğunu ve evlenmeyi düşündüğünü söyleyerek 06.05.2018 tarihinde evi terk ettiğini, hangi tarihten beri aldatıldığını bilmediğini, ortak çocuklara, akrabalara ve ortak arkadaşlara aldattığını ve ayrılmak istediğini söylediğini, kadınlık gururunu hiçe saydığını belirterek tarafların 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesi ve 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına, müvekkili lehine aylık 10.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 500.000,00 TL maddî ve 1.000,000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-karşı davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkilin zina yaptığı iddia edilen kişinin çalıştığı iş yerinde personel olduğunu, yönetici personel ilişkisi dışında bir bağlantısının olmadığını, kadının kıskançlıklarının dozunu arttırarak paranoya haline geldiğini, kadına ve çocuklara güzel bir hayat sunduğunu fakat yaranamadığını, kadının kusurlu olduğunu, erkeğin ailesinin evlerine gelmesini istemediğini ve ailesini aşağıladığını, hakaret ettiğini, onlara yardım etmesine karşı çıktığını,

ortak çocuğun düğün hazırlıklarının yapıldığı dönemde üzerine bıçakla yürüdüğünü ve yaralandığını, kalp ve katarakt ameliyatı olduğunda kadının yanına gelmediğini, üzerine düşen görevleri yapmadığını, eşinin sağlığına en küçük duyarlılığı göstermediğini, iş hayatında müvekkili küçük düşürecek her türlü davranışı gösterdiğini, çalışanlarını arayarak erkeğin iş yerinde ne yaptığını sorduğunu, devamlı psikolojik şiddete maruz kaldığını savunarak ve iddia ederek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanmalarına,

müvekkili lehine 2.000.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

A. İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı

İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2020 tarih ve 2018/937 Esas ve 2020/248 Karar Sayılı ilk kararı ile erkeğin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kusurlu olduğu, evlilik birliğinin kendisine yüklediği sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, kadının ise erkeğin şoförünü sık sık arayarak eşini sorduğu iddiasının ise ispat edildiği,

evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında erkeğin, kadının ise az kusurlu olduğu gerekçesi ile kadının 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesine dayalı boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadının zina nedenine dayalı açtığı davasının ispat edilememesi nedeniyle reddine, erkeğin ağır kusurlu olması nedeniyle karşı davasının reddine, kadın lehine dava tarihinden itibaren aylık 6.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına ile 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Gönderme Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde kadın vekili tarafından zina nedeniyle açılan davanın reddi gerekçesi denetime elverişli olmayıp soyut olduğu, zinaya dayalı davasının delilleri ile ispatlandığı, nafaka ve tazminat taleplerinin miktarı ile faiz talebi hakkında olumlu olumsuz karar verilmediği,

taleplerinin tümden kabulüne karar verilmesi istemiyle, istinaf kanun yoluna başvurulmuş, erkek vekili tarafından kadının kusurlarının ispatlandığı halde reddedilen karşı davasını, kusur belirlemesinin, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve nafakalar ile 6.000,00 TL tedbir nafakasına dava tarihinden itibaren hükmedilmesinin hatalı olduğunu zira 25.04.2019 tarihli ön inceleme duruşmasında kadın lehine 1.000,00 TL tedbir nafakasına hükmedildiğini 28.02.2020 tarihli celse itibariyle tedbir nafakasının 6.000,00 TL ye yükseltildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

2.Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2021 tarih ve 2020/1946 Esas Ve 2021/879 Karar sayılı kararı ile Mahkemece davacı kadının zina hukuki sebebine dayalı boşanma davasında ret gerekçesi, kararın gerekçe kısmında gösterilmediği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının, kararın esası ve tarafların istinaf sebepleri incelenmeksizin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

kabule göre de kadının maddî ve manevî tazminatlara faiz uygulanması yönündeki talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi ve kadın hakkında düzenlenen ekonomik sosyal durum araştırmasında kadının kira gelirinin olduğu belirtilmiş olup, tapu ve kadastro bilgi sisteminden, taraflara ait taşınmazların olduğu, mahkemece davacının kira gelirinin olup olmadığı,

var ise aylık ne kadar kira gelirinin olduğu araştırılmadan, tarafların üzerine kayıtlı taşınmazlar hakkında herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmadan ve davalının emekli maaşının miktarına ilişkin belgeler getirtilmeden karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve gerekçede belirtilen eksiklikler giderilerek bir karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

C. İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin kadına karşı sadakatsiz davranışlarda bulunduğu, bu hususun tanık anlatımları ve kadın vekili tarafından dosyaya sunulan fotoğraflardan da anlaşıldığı,

erkeğin kolunun bıçakla kesilmesi olayının 2017 yılında olduğu ancak tarafların 2018 yılında ayrı yaşamaya başladıkları, kaldı ki olayı bizzat gören tanıkların anlatımına göre bıçaklama kastının bulunmadığı bu haliyle bu konuda kadına kusur yüklenemeyeceği,

kadının erkeğin şoförünü sık sık arayarak eşini sorduğu iddiası bakımından ise her ne kadar tanık kadının sık sık kendisini aradığını söylemiş olsa da erkeğin iş yerindeki çalışanları ile fazla samimi davranışları nedeniyle kadının erkeğe karşı güven problemi yaşadığı bu nedenle kadın tarafından yapılan bu davranışın kadına kusur olarak yüklenemeyeceği kanaatine varılmakla evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında erkeğin sadakatsiz davranışları nedeniyle tam kusurlu olduğu, kadının ise kusurunun bulunmadığı, zina, evli bir kadının başka bir erkekle, evli bir erkeğin başka bir kadınla cinsel ilişkiye girmesi olduğu,

zinanın gerçekleşebilmesi için cinsel ilişkiye girilmesi veya buna teşebbüs edilmesi gerekli olup bu dereceye varmayan olayların zina olarak değerlendirilemeyeceği, cinsel ilişki olmaksızın başkasıyla flört etme ya da başka türlü cinsel yakınlıkta bulunmasının zina sayılamayacağı, somut olayda erkeğin davranışlarının sadakatsizlik mahiyetinde kaldığı yukarıda yazılan hususların ispat edilemediği gerekçesiyle kadının zina hukuki sebebine dayalı davasının reddine, kadının davasının 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi gereği kabulü ile tarafların boşanmalarına, erkeğin tam kusurlu olması nedeniyle karşı davasının reddine,

kadın lehine dava tarihinden itibaren aylık 6.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, kadın lehine kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı-karşı davalı kadın vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zinaya dayalı davasının delilleri ile ispatlandığı halde reddinin hatalı olduğu, nafaka ve tazminat taleplerinin miktarı, nafakanın üretici fiyat endeksi oranında arttırılmadığı, taleplerinin tümden kabulüne karar verilmesi istemiyle kararı istinaf etmiştir.

2.Davalı-karşı davacı erkek vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve nafakalar, 6.000,00 TL tedbir nafakasına dava tarihinden hükmedilmesinin hatalı olduğu, 25.04.2019 tarihli ön inceleme duruşmasında kadın lehine 1.000,00 TL tedbir nafakasına hükmedildiği, 28.02.2020 tarihli celse itibariyle tedbir nafakasının 6.000,00 TL’ye yükseltildiğini belirterek kararı kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla erkeğin İlk Derece Mahkemesince kabul edilen kusurlarının gerçekleştiği ve boşanmaya neden olan olaylarda tam kusurlu olduğu, kadının ispatlanan bir kusurunun olmadığı, delillerin değerlendirilmesinde, kanunun olaya uygulanmasında, gerekçede ve kusur belirlemesinde hata edilmediği, tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusur dereceleri, tarafların evlilik süresi, tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, paranın alım gücü, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre.

İlk Derece Mahkemesince kadın lehine takdir edilen nafaka miktarının hakkaniyete uygun olduğu, kadının zina davasının reddine ilişkin karanında ve nafakanın üretici fiyat endeksi (ÜFE) oranında artırılmasına ilişkin süresi içinde usulünce ileri sürülmüş bir talep olmadığından buna ilişkin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, Ulusal Yargı Ağı Projesi üzerinden re'sen yapılan araştırmada erkek adına kayıtlı 2011 model Mercedes marka aracının, aktif ve pasif kayıtlarında toplam yedi adet taşınmazının olduğu,

tarafların sosyal ve ekonomik durumları değerlendirildiğinde kadın lehine verilen tazminat miktarlarının az olduğu gerekçesiyle kadın lehine yasal faiziyle birlikte 250.000,00 TL maddî ve 250.000,00 TL manevî tazminata karar verilerek, kadının tazminat miktarları yönünden istinaf talebinin kabulüne, kadının diğer, erkeğin ise tüm istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı-karşı davalı kadın vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; zinaya dayalı davasının delilleri ile ispatlandığı halde reddinin hatalı olduğu, nafaka ve tazminat taleplerinin miktarı, nafakanın üretici fiyat endeksi oranında arttırılmadığı, taleplerinin tümden kabulüne karar verilmesi istemiyle kararı temyiz etmiştir.

2.Davalı-karşı davacı erkek vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; başka kadınla ilişki dava tarihi itibariyle ispatlanamadığı, tarafların en azından eşit kusurlu kabul edilmeleri gerektiği, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve nafakaların yersiz olup, kadının yoksulluğa düşmeyeceği, kaldı ki hükmedilen miktarların da fahiş olduğunu belirterek kararı kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadın tarafından açılan zina ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davasında, erkeğin zina eyleminin ispatlanıp ispatlanmadığı, kadının zinaya dayalı boşanma davasının kabulü şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, kadının ispatlanan bir kusurunun olup olmadığı, kadının yoksulluğa düşüp düşmediği, kadın yararına nafaka ve tazminata hükmedilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı ve tazminatların ve nafakaların miktarları noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci, 359 uncu maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 6 ncı, 161 inci maddeleri, 166 ncı maddesinin birinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 175 inci maddesi, 189 uncu, 190 ıncı maddeleri. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri.

3. Değerlendirme

Davacı-karşı davalı kadın tarafından 4721 sayılı Kanun'un 161 inci ve 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı olarak ayrı ayrı boşanma kararı verilmesi talebi ile boşanma davası açılmış, erkek tarafından 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesine dayalı karşı boşanma davası açılmış, İlk Derece Mahkemesince kadının 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, kadının zinaya dayalı davası ise ispat edilemediği gerekçesiyle reddedilmiş, erkeğin boşanma davasının da reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, kadın vekili tarafından zinaya dayalı davasının delilleri ile ispatlandığı halde reddinin hatalı olduğu, nafaka ve tazminat taleplerinin miktarı, nafakanın üretici fiyat endeksi oranında arttırılmadığı, taleplerinin tümden kabulüne karar verilmesi istemiyle; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Hal böyle olunca boşanma hükmü kesinleşmemiştir.

Buna rağmen Bölge Adliye Mahkemesince boşanma hükmünün istinaf incelemesi dışında tutulması doğru değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında tarafların ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin gösterileceği ve 355 inci maddesinin birinci fıkrasında incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı yapılacağı düzenlenmiştir.

Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. O halde davacı-karşı davalı kadının zina nedenli davasında boşanma kararı verilmesi talebi nedeniyle boşanma hükmüne karşı da istinaf talebi bulunduğu halde, hatalı istinaf incelemesi yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve kararın münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda belirtildiği üzere BOZULMASINA, bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/8742, K. 2023/105, 10 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. A. İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı
  7. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Gönderme Kararı
  8. C. İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı
  9. IV. İstinaf
  10. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  11. B. İstinaf Sebepleri
  12. C. Gerekçe ve Sonuç
  13. V. Temyiz
  14. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  15. B. Temyiz Sebepleri
  16. C. Gerekçe
  17. VI. Karar
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8742
Karar No
2023/105
Tarih
10 Ocak 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/8746 K.2023/86
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/8747 K.2023/13
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/8758 K.2023/47
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/8762 K.2023/45
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/8768 K.2023/78
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/8772 K.2023/15

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.