İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/3045 K.2024/8611

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir.

Esas2023/3045Karar2024/8611Tarih18 Kasım 2024Okuma10 dk · 1.956 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2023/3045 E., 2024/8611 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Kasım 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1489 E., 2023/62 K.
Karar
İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulması
İlk derece mahkemesi
Ankara 13. Aile Mahkemesi
Sayısı
2018/782 E., 2021/906 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.956 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf itirazlarının ayrı ayrı kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kabul edilen yönlerden kaldırılmasına ve bu yönlerden yeniden esas hakkında hüküm tesisine, taraf vekillerinin diğer yönlere ilişkin istinaf itirazlarının ise ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı erkek vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... ve karşı taraf temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı kadın dava dilekçesinde özetle; tarafların 1998 yılında evlendiğini, bu evlilikten ortak çocukları olduğunu, erkeğin, birlik görevlerini ihmal ettiğini, hakaret ettiğini, iftira attığını, psikolojik baskı yaptığını iddia ederek davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiyle boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocukların her biri yararına ayrı ayrı aylık 1.500,00 TL tedbir nafakası, 1.500,00 TL iştirak nafakası, kadın yararına aylık 1.500,00 TL tedbir nafakası, 1.500,00 TL yoksulluk nafakası, yasal faizi ile birlikte 100.000,00 TL maddî tazminat, 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2.Davacı kadın vekili 24.08.2019 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; erkeğin, kadının ve ortak çocukların hastalığı ile ilgilenmediğini, birlik görevlerini ihmal ettiğini, hakaret ettiğini, aşağıladığını iddia ederek davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiyle boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocukların her biri yararına ayrı ayrı aylık 2.000,00 TL tedbir nafakası, 2.000,00 TL iştirak nafakası, kadın yararına aylık 2.500,00 TL tedbir nafakası, 2.500,00 TL yoksulluk nafakası, yasal faizi ile birlikte 150.000,00 TL maddî tazminat, 150.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı erkek vekili cevap ve ıslah dilekçesine karşı sunduğu cevap dilekçelerinde özetle; dava ve ıslah dilekçelerinde dayanılan vakıaların gerçeği yansıtmadığını, tarafların sık sık tartıştığını, kadının ortak çocuk ...'yı yanına almak suretiyle ortak konutu terk ettiğini, ıslah dilekçesinde belirtilen vakıa ve delillere süresinde dayanılmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; erkeğin, birlik görevini ihmal ettiği, kadının ve ortak çocukların hastalıkları ile ilgilenmediği, kadına karşı iğneleyici ve küçümseyici konuştuğu, bu hususun tüm dosya kapsamı ile ispatlandığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiyle boşanmalarına, ortak çocuk ...'nın yaşı, anne bakımına muhtaç olduğu dikkate alınarak velâyetinin anneye verilmesine,

ortak çocuk ... ile baba arasında kişisel ilişki tesisine, ortak çocuk ...'nın ihtiyaçları dikkate alınarak ortak çocuk ... yararına aylık 800,00 TL iştirak nafakası, ortak çocuk ...'ın uzun süredir baba yanında kaldığı, kurulmuş düzeninin olduğu ve yaşı dikkate alınarak velâyetinin babaya verilmesine, ortak çocuk ... ile anne arasından kişisel ilişki kurulmasına, boşanma ile birlikte kadının maddî olarak sıkıntıya düşecek olması,

ihtiyaçları ve erkeğin ödeme gücü dikkate alınarak kadın yararına aylık 800,00 TL yoksulluk nafakası, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, erkeğin maddî desteğinden yoksun kalacağı, erkeğin kusurlu davranışının kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu dikkate alınarak kadın yararına 15.000,00 TL maddî tazminat, 15.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, kusur belirlemesinin hatalı olduğu, tazminatların ve nafakaların miktarlarının az olduğu, ortak çocuk ...'ın velâyetinin anneye verilmesi gerektiği belirtilerek; kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların miktarları, ortak çocuk Yusf Can'ın velâyeti yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kusurlu bir davranışının bulunmadığı, erkeğe yüklenen kusurlara süresinde dayanılmadığı, kadın tarafından süresinde tanık deliline dayanılmadığı, tazminata ve nafakaya hükmedilmesinin hatalı olduğu, ortak çocuk ...'nın velâyetinin babaya verilmesi gerektiği belirtilerek; hükmün tamamı yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı kadın tarafından sunulan 10.08.2018 tarihli dava dilekçesinde; “...davalının, düzenli şekilde çalışmadığını, evliliğin kendisine yüklemiş olduğu sorumlulukları yerine getirmediğini, sinkaflı hakaretlerde bulunduğunu, iftira attığını, psikolojik baskı yaptığını...” vakıalarına dayanıldığı, bu vakıalara dayalı olarak boşanma ve fer'î taleplerde bulunulduğu, ancak evlilik kaydı dışında başkaca bir delile dayanılmadığı, davalı erkek tarafından sunulan cevap dilekçesinin davacı kadına tebliğ edildiği, davacı kadın tarafından cevaba cevap dilekçesi sunulmadığı,

dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşmasının bu şekilde tamamlanmasından sonra davacı kadın vekili tarafından 24.08.2019 tarihinde ıslah dilekçesi sunulduğu, davacı kadın vekili ıslah dilekçesinde, dava dilekçesindeki vakıalardan farklı olarak sadece “davalının kendisinin ve ortak çocuğun hastalıkları ile ilgilenmediği” vakıasına dayandığı, taraflardan her birinin dava veya cevap dilekçesini ıslah ederek yeni bir vakıa ekleyebileceği ve bu yeni vakıa için delil gösterebileceği, davacı kadının dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında tanık deliline dayanmadığı,

bu sebeple sadece ıslah dilekçesi ile ileri sürdüğü yeni vakıaya yönelik tanık bildirebileceği, mahkemece de bildirilen tanıkların beyanlarının sadece bu yeni vakıa için hükme esas alınabileceği, bu kapsamda yapılan değerlendirmeye göre; davacı kadın vekilinin 24.08.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile dayandığı “davalının kendisinin ve ortak çocuğun hastalıkları ile ilgilenmediği” şeklindeki vakıanın dinlenen davacı kadın tanık beyanları ile kanıtlandığı,

bu vakıa dışındaki tanık beyanlarının ise yukarıda açıklandığı üzere hükme esas alınmayacağı ve bu beyanlara dayanılarak davalı erkeğe kusur yüklenemeyeceği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince davalı erkeğe kusur olarak yüklenen “müşterek hanenin ihtiyaçları ile ilgilenmeme, eşine karşı iğneleyici konuşma ve eşini küçümseme” kusurlarının davalı erkeğin kusurlarından çıkartılmasının gerektiği, gerçekleşen bu duruma göre; evlilik birliğinin sona ermesine neden olan olaylarda davacı kadının ve ortak çocuğun hasatlıkları ile ilgilenmeyen davalı erkeğin tamamen kusurlu olduğu,

davacı kadının kusurlu bir davranışının ise kanıtlanmadığının anlaşıldığı, davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, velâyet ve kişisel ilişki düzenlemesinin ortak çocuk ...’nın üstün yararına uygun olduğu, ortak çocuk ...'ın 01.01.2023 tarihi itibariyle ergin olduğu ve velâyet hükümlerinin kapsamı dışında kaldığı,

boşanma davasının açıldığı günden, boşanma hükmünün kesinleştiği tarihe kadar davacı kadın ve ortak çocuk ... yararına 28.05.2019 tarihli ara karar ile tedbir nafakasına hükmedilmesinde, tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, paranın alım gücü, günün ekonomik koşulları, davacı kadın ve ortak çocuğun ihtiyaçları ve hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde, hükmedilen nafakaların miktarlarında, herhangi bir geliri ve malvarlığı bulunmayan, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği anlaşılan ve boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusurlu olmayan davacı kadın yararına, yoksulluk nafakasına hükmedilmesinde,

boşanma veya ayrılık vukuunda, velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu, velâyeti anneye verilen ortak çocuk yararına iştirak nafakasına hükmedilmesinde, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda daha ziyade veya eşit kusurlu olmadığı anlaşılan, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen, en azından eşinin maddî desteğini yitiren davacı kadın yararına maddî tazminat takdir edilmesinde, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda daha ziyade veya eşit kusurlu olmadığı anlaşılan,

bu olaylar nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan davacı kadın yararına manevî tazminat takdir edilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusur dereceleri ile tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, paranın alım gücü, tarafların yaşları, evliliğin süresi, beklenen menfaatlerin kapsamı, tazminata esas olan fiilin ağırlığı, günün ekonomik koşulları, kadının ve ortak çocuğun zorunlu ihtiyaçları ve hakkaniyet kuralları birlikte değerlendirildiğinde,

davacı kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminatlar ile yoksulluk nafakasının ve de ortak çocuk yararına hükmolunan iştirak nafakası miktarlarının az olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf itirazlarının ayrı ayrı kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kabul edilen yönlerden kaldırılmasına ve bu yönlerden yeninden esas hakkında hüküm tesisine, İlk Derece Mahkemesinin boşanmaya dair karar gerekçesinin yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilmesine,

kadın yararına aylık 1.500,00 TL yoksulluk nafakası, yasal faizi ile birlikte 80.000,00 TL maddî tazminat, 30.000,00 TL manevî tazminat, ortak çocuk ... yararına aylık 1.500,00 TL iştirak nafakası, ortak çocuk ...'ın ergin olması sebebiyle velâyeti hususunda karar verilmesine yer olmadığına, taraf vekillerinin diğer yönlere ilişkin istinaf itirazlarının ise ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair verilen kararın hatalı olduğu, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların miktarları, ortak çocuk ...'ın velâyeti, vekâlet ücreti ve yargılama gideri yönünden temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair verilen kararın hatalı olduğu, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile hükmün tamamı yönünden temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kadın tarafından açılan evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, davanın kabulü şartlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, kadın yararına tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, maddî tazminat ve manevî tazminata hükmedilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmişse miktarların dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olup olmadığı,

ortak çocuk ... yararına hükmedilen nafakaların dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olup olmadığı, ortak çocuk ...'ın velâyetine dair düzenlemenin doğru olup olmadığı, kadın vekilinin dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında dayanmadığı delillere ve vakıaya ıslah yoluyla dayanmasının mümkün olup olmadığı, vekâlet ücreti ve yargılama gideri noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeler Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 119 uncu maddesi, 137 inci maddesi, 140 ıncı maddesi, 141 inci maddesi, 176 ncı ve devamı maddeleri, 190 ıncı maddesi, 323 üncü ve devamı maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un 4 üncü maddesi, 6 ncı maddesi, 166 ncı maddesinin birinci fıkrası, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesi, 175 inci maddesi, 182 nci maddesi, 327 inci maddesi, 328 inci maddesi, 330 uncu maddesi, 335 inci ve devamı maddeleri; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3.Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığı ile ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci madde hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

3.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminatlar ile yoksulluk nafakası miktarları yönünden kadın yararına BOZULMASINA,

2.Davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Duruşma için takdir olunan 28.000,00 TL'lik vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden Tuncay'a yükletilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3045, K. 2024/8611, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3045
Karar No
2024/8611
Tarih
18 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3047 K.2024/3949
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3053 K.2024/6479
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/3053 K.2024/8233
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/3054 K.2024/12963
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3056 K.2024/4172
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/3056 K.2024/13979

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.