KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2023/7914 E., 2025/1976 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/946 E., 2023/1228 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 7. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/332 E., 2021/132 K.
Karar Metni
661 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından her iki dava ve fer'ileri yöünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Avukat ... ile karşı taraf davacı-karşı davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflarca açılan evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması neticesinde.
İlk Derece Mahkemesince, her iki davanın da ayrı ayrı reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince reddedilen davaları ve fer'îleri yönünden istinaf edilmekle istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-karşı davacı kadının tam kusurlu olduğu ve erkeğin davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek;
davacı-karşı davalı erkek vekilinin istinaf itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün asıl dava yönünden kaldırılmasına ve bu yönden yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmek suretiyle asıl davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiyle boşanmalarına, kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının, kadının 15.06.2020 tarihinden itibaren düzenli olarak çalışmaya başladığından kaldırılmasına, kadının tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddine, davaı-karşı davacı kadın vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından yukarıda belirtildiği üzere temyiz edilmiştir.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kadına "sık sık ailesinin evine gidip uzun süreler kaldığı, erkeğin babasının hastalığı ve vefatında destek olmadığı, bu dönem de sık sık İzmit'e ailesinin evine gittiği" vakıaları kusur olarak yüklenmişse de erkeğin dinlenen tanık beyanlarından, kadının evlilik birliği kurulduktan sonra her 15 günde bir babasının evine gittiği, yaklaşık 15 gün kadar kaldığı, erkeğin bu durumdan rahatsız olduğu ve kadının bu durumu önemsemediği, ancak erkeğin barışmak için kadının babasının evine gittiği, kadının ortak konuta geri döndüğü,
birlikte yaşadıkları, erkeğin tanığı olan İsmet'in evinde misafir oldukları tarihte tartıştıkları ve sonrasında kadının babasının evine döndüğü ve taraflar arasındaki fiili ayrılığın bu şekilde başladığı, erkeğin, kadına yüklenen "sık sık ailesinin evine gidip uzun süreler kaldığı" vakıasının erkek tarafından affedildiği,
en azından hoşgörü ile karşılandığı ve kadına bu vakıanın kusur olarak yüklenemeyeceği, yine her ne kadar kadına, erkeğin babasının hastalığı ve vefatı zamanında ilgisiz kaldığı vakıası kusur olarak yüklenmişse de erkeğin babasının 26.07.2018 tarihinde vefat ettiği, taraflar arasındaki fiili ayrılığın ise işbu dava açılmadan yaklaşık 2-3 ay öncesinde başladığı, öncelikle belirtilen vakıanın ispat edilemediği, erkeğin bu konuda dinlenen tanıkları beyanlarında kadının fazlaca ilgilenmediği,
ancak hastalık zamanı ve erkeğin babasının vefatı zamanı gelip gittiğini belirttikleri, bir an için ispatlandığı düşünülse dahi belirtildiği üzere bu vakıanın erkek tarafından affedildiği, en azından hoşgörü ile karşılandığı ve kadına kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durumda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadına herhangi bir kusurlu davranışın yüklenemeyeceği ve erkeğin davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7914, K. 2025/1976, 25 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama