KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/1551 E., 2024/10623 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1361 E., 2023/2991 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Konya 7. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/724 E., 2022/385 K.
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, velayet, nafakalar ve miktarları, tazminat miktarları yönünden, davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar, nafaka miktarları yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle kadının temyiz dilekçesinin katılma yoluyla temyiz niteliğinde olduğunun ve Bölge Adliye Mahkemesince davalı-davacı kadına kusur olarak yüklenen erkeğin ablası ile ilişkisi olduğunu söyleme vakıasına ilişin olarak bu olaydan sonra taraflar arasındaki evlilik birliğinin bir süre daha devam ettiğinin, bu nedenle bu vakıanın erkek tarafından affedildiğinin ,
en azından hoş görü ile karşılandığının kabulü gerektiğinden bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceğinin, yine de kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebep olan olaylarda kadının erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre erkek vekilinin tüm, kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
2.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuklar ... ve ...'in ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1551, K. 2024/10623, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama