KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/5368 E., 2025/6169 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/68 E., 2024/323 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 10. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/527 E., 2021/822 K.
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca, hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Ayrıca, aynı Kanun'un 297/2. maddesi uyarınca da, hükmün sonuç kısmında her bir talep hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı ve taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede; somut olayda, erkeğin açtığı asıl dava ve kadının açtığı karşı ve birleşen dava olmak üzere üç dava bulunmasına rağmen, Mahkemece asıl, karşı ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmamıştır. O halde, Mahkemece asıl, karşı ve birleşen dava ile tasfiye konusu mallar ve talepler yönünden incelenecek açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde denetime elverişli ayrı ayrı bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5368, K. 2025/6169, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama