KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/1200 E., 2025/9587 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1599 E., 2024/1904 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/96 E., 2023/78 K.
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadının kabul edilen davası ve kadın için hükmedilen manevî tazminat yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine göre davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat talep eden tarafın kusursuz veya az kusurlu olması yanında, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte olması gerekir (TMK m. 174/2). Boşanmaya sebep olan olaylar bu nitelikte değilse manevî tazminata hükmedilemez. Davalı erkeğin İlk Derece Mahkemesince belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışları davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı gibi İlk Derece Mahkemesince belirlenen kusurlar istinafa gelmeyen kadın yönünden kararda belirtildiği şekliyle kesinleşmiştir. Öyleyse, davacı kadının manevî tazminat talebinin reddi gerekir. Bu husus nazara alınmadan davacı kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1200, K. 2025/9587, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama