KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/1407 E., 2025/8428 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1456 E., 2024/1343 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vekili tarafından boşanma, tazminat, nafaka ve ziynet eşyalarının kabulü yönünden; davalı- davacı kadın vekili tarafından ise tazminat ve nafakaların miktarı, ziynet eşyası alacağı talebinin kısmen reddi ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, kadın vekilinin kısmen, erkek vekilinin tüm yönlerden temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Davalı- davacı kadın vekili tarafından kısmen reddine karar verilen ziynet alacağı talebi yönünden temyiz talebinin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre reddine karar verilen ve temyize konu edilen ziynet alacağı miktarının Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; kadın vekilinin ziynet alacağı davasının kısmen reddi ve bu nedenle hükmedilen vekâlet ücretine yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı- davalı erkek vekilinin tüm, davalı- davacı kadın vekilinin diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- davalı erkek vekilinin tüm, davalı- davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b)Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı- davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1407, K. 2025/8428, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama