KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/327 E., 2025/7387 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/707 E., 2024/1743 K.
- İlk derece mahkemesi
- Menemen Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/92 E., 2021/1156 K.
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı boşanma davasının kabulü, tazminat miktarları, velâyet, kadın lehine kabul edilen tedbir nafakası, kadın lehine hükmedilen vekâlet ücreti yönünden; davalı- karşı davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi,
asıl boşanma davasının kabulü, erkek lehine kabul edilen tazminatlar, iştirak nafakası miktarı, reddedilen tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, tarafların temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı- karşı davacı kadın vekilinin tüm, davacı-karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 166 ncı maddenin birinci fıkrasında düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması hukuksal nedenine dayalı karşılıklı boşanma davası olup, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında sadakat yükümlülüğüne aykırı davranarak başka bir erkekle ilişki yaşayan kadın ağır, eşine fiziksel şiddet uygulayan erkek ise az kusurlu kabul edilerek,
asıl ve karşı davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, davalı- karşı davacı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 169. maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihine kadar geçerli olmak üzere aylık 250,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Hüküm yukarıda sınırlandırıldığı şekilde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, Menemen Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/181 soruştuma sayılı dosyasında müşteki-şüpheliler davalı- karşı davacı kadın, ... ve oğlu .... beyanları ile Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/115 Esas, 2021/242 Karar sayılı dava dosyasında sanık sıfatıyla kadın ve ...'ın beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davalı-karşı davacı kadının, dava tarihinden sonraki dönemde de başka bir erkekle birliktelik yaşamaya devam ettiği, bunun doğal sonucu olarak geçiminin de birlikte yaşadığı kişi tarafından karşılanması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda evli olmaksızın başka bir erkekle birlikte yaşayan kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesi koşullarının gerçekleşmediği gözetilmeksizin yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/327, K. 2025/7387, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama