KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/3949 E., 2026/25 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2026
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1528 E., 2024/1573 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 3. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/114 E., 2022/429 K.
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, manevî tazminat miktarı ile nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne ve kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığına nazaran, davalı-karşı davacı kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci madde hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/3949, K. 2026/25, 12 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama