KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/10810 E., 2006/13173 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
616 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... Köyü 102 ada 176 parsel sayılı 1234 Hektar 1551.68 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, bu parselin dava dilekçesine ekli krokide (B) ile gösterilen yaklaşık 4250 dönümlük kısmının mera olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin ... bilirkişi krokisinde (1A), orman bilirkişi raporunda ise (B) ile gösterilen kısmının mera niteliği ile Hazine adına tesciline, ... bilirkişi krokisinde (2A), orman bilirkişi raporunda ise (A) ile gösterilen kısma yönelik davanın reddi ile bu kısmın tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve özellikle keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmazın 3.690.119,59 m2'lik kısmının eylemli biçimde orman olduğu saptandığına göre Hazinenin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece çekişmeli yerin 782.937,14 m2'lik kısmının mera, 3.690.119,59 m2'lik kısmının orman sayılan yerlerden olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir.
Dosya içeriğinden taşınmazın mera olduğuna karar verilen bölümü üzerinde de ... ağaçlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Memleket haritasındaki konumuna göre bu kısmın bir bölümünün daha iğne yapraklı orman ağacı işaretli yeşil alanda kaldığı anlaşıldığı gibi yine aynı haritanın incelenmesinde kuzeyde yoldan sonra gelen arazinin 3-6 metre boylu ... ormanı ile kaplı olması nedeniyle aynı niteliği taşıdığı izlenimi vermektedir. Açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin 782.937,14 m2'lik yere ilişkin hükmü yerinde değildir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; ... yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli;
orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra,
her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/10810, K. 2006/13173, 10 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama