KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/3103 E., 2006/5544 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... Köyü 150 ada 110 ve 145 ada 8 parsel sayılı sırasıyla 25511 m2 ve 1516.82 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, Vezirköprü Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/220 E. ve 1998/128 sayılı kesin hükmü gereğince orman niteliğinde Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı ..., tespite esas alınan tescil davası sırasında kesinleşmiş orman kadastro haritasının yanlış uygulandığı, taşınmazların orman sınırı dışında kendine ait tarla olduğu iddialarıyla dava açmıştır. Mahkemece; davanın kabulüne, dava konusu 145 ada 8 ve 150 ada 110 parsellerin tarla nitelikleriyle davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 3402 Sayılı Yasa uygulamalarına esas olmak üzere yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Vezirköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/220 E. -1998/128 K.sayılı ilamı ile taraflar arasında görülen tescil davası sonucu çekişmeli parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davacının kesinleşmiş orman kadastro haritasının yanlış uygulanarak, taşınmazların orman olarak tesciline kararın verildiğini iddia ederek temyize konu bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Bir an için kesin hüküm niteliğindeki tescil davasında orman kadastro haritasının yanlış uygulandığı kabul edilse bile o davada taşınmazın niteliği orman olarak belirlenip tapuya tesciline karar verilmiş olduğundan Medeni Yasanın 714. maddesi gereğince zilyetlik kesintiye uğramıştır.
Mahkemece, dava sebebi farklı kabul edilerek, kesin hüküm bulunmadığı kabul edilmişse de her iki dava da, dava sebebi zilyetliğe dayalıdır. Maddi anlamda kesin hükmü düzenleyen H.Y.U.Y.'nın 237. maddesi hükmüne göre "kesin hüküm ancak konusunu oluşturan husus hakkında geçerlidir. Kesin hüküm vardır denilebilmesi için iki tarafın ve dava konusunun ve dayanılan sebebin aynı olması gerekir." Bir olayda kesin hüküm söz konusu ise, kesin hüküm tarihinden sonraki tarihlerde taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkların kamu düzeni gereği kesin hüküm gözönünde bulundurularak çözümlenmesi gerekir.
O halde, somut olayda; tescil davasında verilen hüküm bu davada kesin hüküm oluşturacağından davanın reddine, dava konusu parsellerin tespit gibi orman niteliğiyle Hazine adına tescillerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/3103, K. 2006/5544, 20 Nisan 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama