Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13/11/2003 tarih ve 2003/6992- 8315 sayılı bozma kararında özetle; " Redifler Köyünde bulunan çekişmeli taşınmazla birlikte mahkemenin 2002/78, 80, 83, 84, 85, 86, 110, 111, 112, 113, 114 ve 115 sayılı dosyalarında davaya konu taşınmazlar hakkında gerçek kişilerin açtığı tescil davalarında taşınmazların, Karayollarınca kum ocağı olarak kamulaştırılan alanlardan kum ve taş çıkartılması sırasında tahrip edildiğinin iddia edildiği ve daha önce bir kısmında delil tespiti yaptırıldığı bildirilmişse de delil tesbiti dosyalarının getirtilmediği,
... bilirkişisi ... tarafından çizilen krokilerde koordinat hesabı yapılmadığı, bu yönüyle infaza elverişli olmadığı, delil tesbiti sırasında düzenlenen krokilerin tersimat ve sınırlar yönünden ... bilirkişisinin çizdiğinden farklı olduğu, orman bilirkişinin de taşınmazları memleket haritasında denetime imkan vermeyecek biçimde nokta halinde işaretlendiği, ziraat uzmanı tarafından taşınmazların yüksek eğimli olduğu, ancak teraslama ile tarımda kullanılabileceği ifade edildiği halde, aralarında menfaat birliği olan ve birbirlerinin açtığı davalarda yerel bilirkişi olarak dinlenen kişilerin somut beyanlarına itibar edildiği,
sağlıklı inceleme için aynı nedenle dava edilen ... yözülçümlü taşınmazların keşfinin birlikte yapılması, delil tesbiti ve kamulaştırmasız elatma dosyalaranın getirtilmesi, uzman bilirkişilerce koordinat hesabına dayalı, memleket haritası ile irtibatlı birleşik krokiler çizilmesi, bu şekilde taşınmazların orman olmadığı belirlenirse zilyedlikle kazanma koşullarının araştırılması, kamulaştırma alanında kalan taşınmaz bölümlerinin zilyedlikle kazanılamayacağının düşünülmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, verilen karar bu kez 20. Hukuk Dairesinin 14/09/2005 tarih ve 5473-10331 sayılı kararıyla bozulmuştur.
Bozma gerekçesinde önceki hükmüyle çekişmeli taşınmazın (a) işaretli 275 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman olduğunun anlaşıldığı ve bu hükmü davacı gerçek kişinin temyiz etmemesi nedeniyle (a) bölümüne ilişkin red kararının kesinleştiği, bozma ilamına uyulmakla davalılar yönünden usulü kazanılmış hak doğduğu, bu nedenle ... bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak 17/02/2003 tarihli krokide işaretlenen 275 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün ifrazı yapılarak bu bölüme ilişkin davanın reddine,
kalan kısmın davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiği açıklanmış, mahkemece bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Kanunun 713. maddesine göre açılan tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15/06/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.