KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/5726 E., 2006/9562 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
792 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi ... ... dışındaki diğer davalı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine 28.01.2004 tarihli dilekçesiyle, ... Köyü 112 parsel sayılı taşınmazın kısmen 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine, 1979 yılında yapılıp kesinleşen 2/B madde uygulamasıyla kısmen Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı iddiasıyla, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, Harita Mühendisi Bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 06.10.2005 tarihli krokide (E) ile gösterilen 558 m2 yüzölçümündeki bölümün tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm ... ... dışındaki diğer davalı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 1979 yılında yapılıp 18.06.1980 tarihinde ilan edilerek 18.06.1981 tarihinde kesinleşen (itirazlı yerlerde komisyon kararları 10.03.1981 tarihinde ilan edilerek 10.03.1982 tarihinde kesinleşmiştir) aplikasyon, orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp, 27.06.1988 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
... Köyünde 1963 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda, 112 parsel sayılı 4350 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, T.Evvel 1308 Y. Tarih 1187, Mayıs 1947 tarih 27, Haziran 1943 tarih 3 sıra numaralı tapu kayıtları esas alınıp, ... İmecik ve arkadaşları adına tesbit edilmiş, tespite karşı yapılan itirazlar sonunda hükmen ... ... adına tescil edilmiş, intikal ve hisse tevhidi ile davalı gerçek kişilere geçmiştir.
Mahkemece, kadastro tesbitine esas alınan tapu kayıtları ve tüm revizyonları getirtilmemiş, tesbit tutanağında iktisabın dava dışı 110 sayılı parselin tutanağında açıklandığı belirtildiği halde, bu tapu kayıtlarının başka hangi parsellere uygulandığı belirlenmemiş, kadastro tesbitine esas alınan tapu kayıtları uygulanmamış, kesinleşmiş orman kadastro haritaları, makiye ayırmaya ilişkin tutanak ve haritaların uygulanmasına dayalı olarak,
22.04.2003 tarihli keşif sonucu Orman Yüksek Mühendisi Bilirkişi ... ve Harita Mühendisi Bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen raporlarda, çekişmeli parselin (F) ile gösterilen bölümünün 1942 orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırıldığı, 1979 yılında yapılan 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman sanırları dışına çıkarıldığı bildirildiği halde, bu bölümün orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. maddesinin (a) ve (b) bendinde sayılan yerlerden “Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine uymadığı Orman Bakanlığınca veya vaki müracaatlar üzerine anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç on yıl içinde orman kadastro komisyonlarınca yapılır. Bu düzeltme sonucu orman sınırları dışına çıkarılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder.”
Çekişmeli parselin kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydı, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile orman sınırları içinde bırakılmış, tapu kaydı yasal değerini yitirmiştir. 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince, çekişmeli taşınmazın tapu sahibine intikal ettiğinden söz edebilmek için, taşınmazın kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydı kapsamında kaldığının tereddüte yer bırakmayacak biçimde saptanması gerekir.
O halde; mahkemece öncelikle çekişmeli parselin kadastro tesbitine esas alınan tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren miktar ve sınır değişikliklerini içerir tüm tedavülleri ve bu tapu kayıtlarının uygulandığı tüm parsellerin kadastro tesbit tutanakları ve bu parsellerin tümünü birden dıştan çevreleyen komşu taşınmazların kadastro tesbit tutanakları ve var ise dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları, ilk oluşumundan itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, aynı tapunun revizyon gördüğü parsellere ilişkin derdest davalar birleştirilmeli ve dosya keşfe hazırlanmalı,
önceki bilirkişiler dışında bir orman yüksek mühendisi bilirkişi ve bir harita mühendisi bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte, yeterince yaşlı bilirkişiler yardımıyla kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydı yöntemince uygulanmalı, bilinmeyen sınırlar konusunda taraflara tanık dinletme olanağı verilmeli, yerel bilirkişi sözleri komşu parsel dayanak kayıtları ile denetlenmeli, tapu kayıtlarının değişebilir nitelikte sınırlar içerip içermediği belirlenerek,
değişebilir nitelikte sınır içeriyor ise 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı gözetilip, tapu kaydının miktarı ile geçerli kapsamı tesbit edilmeli, bilirkişilere tapu kaydı uygulamasını gösterir ayrı renklerle işaretli kroki düzenlettirilmeli, kesinleşmiş orman sınırları içindeyken 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılan ve tapu kaydının miktarı ile geçerli kapsamı içinde kalan bölümler için davanın reddine,
kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydı kapsamında kalmayan ve Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan bölümler için Hazine davasının kabulüne ve bu bölümün 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeyle yazılı olduğu biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/5726, K. 2006/9562, 29 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama