Kadastro sırasında ... Köyü 125 ada 50, 127 ada 52 ve 128 ada 33 parsel sayılı sırasıyla 499.571,50 m2, 284.138,12 m2, 563.247,89 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar senetsiz ve belgesiz olarak orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmişlerdir.
Davacı ... ...; vergi kaydı, bağış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 127 ada 52 ve 128 ada 33 parsel sayılı taşınmazların bir bölümlerinin ... ...; ırsen intikal, paylaşım, vergi kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 128 ada 33 ve 125 ada 50 parsellerin bir bölümlerinin ... ...; satış, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 125 ada 50 parselin içinde yer alan üç parça yerin ... ...; ırsen intikal, vergi kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 125 ada 50 ve 128 ada 33 parsel sayılı taşınmazların bir bölümlerinin ... ... ...;
vergi kayıtları, tapu kaydı, ırsen intikal, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 128 ada 33, 125 ada 50, 127 ada 52 parsel sayılı taşınmazların bir bölümlerinin, ... ve ... ...; ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 125 ada 50 parselin ayrı ayrı bölümlerinin adlarına tapuya tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları hukuki bağlantı sebebiyle H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi uyarınca birleştirilmiştir.
Mahkemece, davacılar tarafından açılan davaların reddine dava konusu taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacılardan ... ... mirasçılarından ... ..., ... ..., ... ... ..., ... ... ve ... ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davacılardan ... ... ve ... ... ...’nün dava ettiği yerlerin tamamının, ... ...’nın dava ettiği 128 ada 33
parsel içinde kalan ... bilirkişi raporunda (1) ile işaretlenen kesiminin, davacı ... ...’ın dava ettiği 125 ada 50 parselin ... bilirkişi raporunda (A1) ve (A2) ile işaretlenen bölümlerinin, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına, ... ... ...’nün tutunduğu tapu kaydının 127 ada 52 parselin ... ... ...’nün dava ettiği bölümüne uymadığına, ... ...’in dava ettiği yerlerin tamamının, ... ...'ın dava ettiği 125 ada 50 parselin ... bilirkişi raporunda (1), (2) ve (B) ile işaretlenen kesimlerin,
... ...’nın dava ettiği 127 ada 52 parselin ... bilirkişi raporunda (2) ile işaretlenen bölümünün orman bütünlüğü içinde bulunduklarına, sınırlarındaki ormanın devamı niteliğinde olduklarına, ormanlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi nereye kadar ulaşırsa ulaşsın hukuken değer taşımayacağına, tapu ve zilyetlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğuna, diğer fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı na göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 13/09/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.