KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/8776 E., 2006/9262 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve müdahil Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.12.1997 gün 1997/12251-12907 sayılı bozma kararında özetle: "Tahdit haritasında 19, 20 ve 21 nolu orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişi tarafından düzenlenen krokide aynı noktaları birleştiren hat arasında benzerlik yoktur. Tahdit haritası ile kroki çelişkili olup, çelişki giderilmemiştir.
Yeniden yapılacak keşifte tahdit haritası ve tapulama paftası sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu Küçükdağlı Mahallesi ... bilirkişi krokisinde C=1360 m2 ve D=4020 m2 kısımların davacı adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve müdahil Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tescil davası niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 23.11.1967 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre; davanın 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun iptaline yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Tescile karar verilen C=1360 m2, D=4020 m2'lik bölümlerin orman kadastro haritası kapsamında kaldığı, yapılan keşif ve raporlardan anlaşılmaktadır.
Ancak, uzman bilirkişiler bu bölümlerin tahdit içerisinde kalmakla birlikte çalışma tutanaklarına göre tahdit dışında olduğunu bildirmişlerse de, 1967 tarihli kesinleşmiş orman kadastrosu 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince kadastro haritasına göre tescil edilmesi gerekir.
Kesinleşen orman kadastrosunun iptali 26.05.1986 gün ve 3373 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince; ancak, tapulu taşınmazlar yönünden 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açma ... 3373 Sayılı Yasanın yürürlüğü döneminde yapılan orman kadastrosunda uygulanabilir.
Çünkü, yasada daha önceki yasaların yürürlüğü sırasında yapılan orman kadastrosunun tapuya dayalı olarak iptali konusunda bir hüküm bulunmadığı bir yana, 10 yıllık hak düşürücü süre dahi çoktan geçmiştir. Kaldı ki; bilirkişiler taşınmazın memleket haritasındaki görünümü ile, tahdit haritasındaki görünümünün aynı olduğunu, ancak tahdit tutanaklarındaki anlatımın farklı olduğunu bildirmişlerdir.
Gerçekten tescili istenen çekişmeli taşınmazların bulunduğu yer yeşile ... orman alanı olarak görünmektedir. Orman tahdit tutanaklarında orman dışında bırakılan 9 numaralı orman içi ziraat parselinin 50 dönüm olduğu anlaşılmışsa da, sicil fişinde 16300 m2 olduğu yazılmıştır ve 1989 yılında davacı adına belgesizden zilyetliği dayalı olarak tespit edilen 181 ada 1 parselin yüzölçümü de 22080 m2'dir.
Orman ve arazi kadastrosundaki çekişmeli taşınmazlar ile davacı adına tespit edilip kesinleşen 181 ada 1 parsel birlikte değerlendirildiğinde bu taşınmazların 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklık niteliğinde olduğu da anlaşılmaktadır. 181 ada 1 parselin davacı adına kesinleşmiş olması, sonuca etkili değildir. Hazine tarafından orman içi açıklık olduğu iddiasıyla iptal ve tescil davası açılması her zaman mümkündür.
Bu nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/8776, K. 2006/9262, 26 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama