İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/16052 K.2011/3161

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi,…

Esas2010/16052Karar2011/3161Tarih23 Mart 2011Okuma4 dk · 850 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/16052 E., 2011/3161 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Mart 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

850 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Dava konusu ... 3156 parsel sayılı taşınmaz, 1996 yılında kadastro müdürlüğünce hazırlanan ifraz beyannamesinde teknik hata sonucu 1088 numaralı orman parselinden ifraz edilmiş gibi gösterilerek idari yoldan tapu kaydı oluşturulup, beyanlar hanesine 2/B madde şerhi de verilerek Hazine adına tescil edilmiştir.

Davacı ... ve ... vekilleri; müvekkillerinin 3156 parsel sayılı taşınmazın ayrı ayrı bölümlerini köy satış senedi ile ... ...’dan, ... ...’un ... ...’dan, onun ise ... ... oğulları ... ve ... ...’den, ... ...’in ise ... olarak tanınan kişilerden satın aldığını, eklemeli olarak 100 yıldır çekişmesiz aralıksız malik sıfatıyla kullanıldığını, müvekkillerinin üzerine bina yaptıklarını, 3156 parselin bir kesiminin tapu kaydının iptal edilerek müvekkilleri adlarına tapuya tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmıştır.

Mahkemece, dava dosyaları birleştirildikten sonra kadastro tespitinin yapıldığı tarihten itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, kadastro tespitinden öncesine dayalı zilyetlik sebebiyle tescil davası açılamayacağı gerekçesiyle davaların reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1990 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman bilirkişi raporlarına göre, kural olarak, bir yerin orman olup olmadığının, kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümleneceği, ancak, bu sınırlandırmada 4785 Sayılı Yasa hükümlerinin nazara alınmış olması halinde sağlıklı çözüme ulaşılacağı, zira, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup; bu yasaya göre, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritalarının, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kaldığı,

bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi gerektiği, 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanların hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirildiği, devletleştirilen ve iadeye tabi olmayan ormanlara ait tapu kayıtlarının hukuki değerlerini yitirdikleri, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 4785 Sayılı Yasanın yürürlük tarihinden önce 1943 yılında yapıldığından, kesinleşen tahdit haritasının çekişmeli taşınmazın orman tahdit haritası dışında kalan bölümünün orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kaldığı,

bilirkişi kurulundan alınan ve yöntemince düzenlenen 1957 tarihli aplikeli memleket haritasında ve 1946 çekim tarihli ... fotoğrafında çekişmeli yerlerin yeşil renkli ormanlık alanda gözüktüğü, 1972 yılında yapılan ilk arazi kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerin kadastro paftası üzerinde “Devlet Ormanı” belirtmesi ile kadastro dışı bırakıldığı,

ilk tahdidin 4785 Sayılı Yasanın yürürlük tarihinden önce yapılmış oluşu ve 1972 yılında yapılan ilk genel arazi kadastrosu sırasında taşınmazın pafta üzerine “Devlet Ormanı” olduğu yazılarak kadastro dışı bırakılması nedeniyle 1943 yılı orman kadastro sınırları dışında kalsa dahi Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2004 gün ve 2004/8-242-292 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, çekişmeli taşınmazların Devlet Ormanı olduğu sonucuna ulaşıldığı,

Devlet Ormanlarının Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 169/1-2, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 16/D, 18/2 maddeleri, 6831 Sayılı Orman Yasası ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre tabii ... niteliğinde olup devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu,

özel mülkiyete konu olamayacağı, tapu yada kazandırıcı zamanaşımı yoluyla veya başka bir yol ile kazanılamayacağı, çekişmeli taşınmazın ilk maliklerine ait olduğu ileri sürülen tapu kaydının kökü olan Mart 90Y.40 sıra nolu tapu kaydının miktarı 40 dönüm olup daha sonraki gittilerinden Mayıs 307 D.38 sıra nolu kayıtta miktarı 120 dönüme çıkarılmış ise de, tapu kaydının yüzölçümündeki artışın hukuki dayanağı ve haklı bir sebebinin bulunmadığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Arşiv Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen Mart 90Y.

40 sıra nolu kayıt ile Mayıs 307 D. 38 sıra nolu kaydın düşünceler bölümünde “hasılatından yazılmıştır” açıklamasının bulunduğu, diğer taraftan yerel tapu sicil müdürlüğü tarafından gönderilen Mayıs 307 tarih 38 sıra nolu kayıtta “hükümsüzdür şerhi” bulunduğu, dolayısıyla dayanak tapu kaydının kökünün dahi hasılat defterine göre oluşturulduğu ve miktarının 40 dönüm olduğu, gitti kayıtlarındaki artışın yasal hiçbir dayanağının bulunmadığı sonucuna varıldığı,

dayanak tapu kaydının yüzölçümünde yapılan artışın hukuki bir dayanağı olmadığından doğru esasa dayalı ilk kayıt yani kök tapudaki miktarın esas alınması gerektiği, kaldı ki dayanak tapu kaydının 1972 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında dava dışı 32 parsel sayılı taşınmaza miktarı ile revizyon gördüğü, dolayısıyla tapu kaydının çekişmeli yeri kapsamadığı,

bir an için aksi düşünülse dahi 4785 Sayılı Yasa karşısında hukuki değer taşımayacağı, ormanlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi nereye kadar ulaşırsa ulaşsın hukuken değer verilemeyeceği, kamu malı niteliğindeki ormanlarda özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümlerinin uygulanamayacağı, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkralarının, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..

14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edildiği ve kalan fıkralarının da 03.03.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı gözetilerek gerçek kişilerin davasının reddine karar verilmesi gerekirken somut uyuşmazlıkta çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenmediğinden,

idari yoldan tapu kaydı oluşturulduğundan 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı halde maddi yanılgı ile davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi doğru değil ise de sonuç itibariyle davanın reddine karar verildiğinden hükmün gerekçesinin yukarıda açıklanan şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda ... onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 23/03/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/16052, K. 2011/3161, 23 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/16052
Karar No
2011/3161
Tarih
23 Mart 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/16052 K.2011/5116
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/16053 K.2011/5680
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/16053 K.2011/3498
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/16054 K.2011/3357
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/16054 K.2011/4889
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/16055 K.2011/2852

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.