İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/6894 K.2013/9598

Taraflar arasındaki tapu sicil kaydının iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 06.03.2012 günlü hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili Av. ... ve davalı ... vekili Av. ... tarafından istenilmekle, tayin…

Esas2013/6894Karar2013/9598Tarih5 Kasım 2013Okuma6 dk · 1.245 kelime

KÜNYE

20. Hukuk Dairesi 2013/6894 E., 2013/9598 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Kasım 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.245 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasındaki tapu sicil kaydının iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 06.03.2012 günlü hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili Av. ... ve davalı ... vekili Av. ... tarafından istenilmekle, tayin olunan 05.11.2013 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davalı ... vekili Av. ... geldi, diğer taraftan Orman Yönetimi vekili Av. ... geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü;

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

1968 yılında yapılan kadastro sırasında, ...Köyü 208 parsel sayılı 92.786 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Aralık 1955 tarih 60 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile ... adına tespit edilmiş, satış yoluyla davalılardan ... ve ...’e geçmiştir. Çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesine 22.4.1988 tarihinde İSKİ lehine 2942 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca şerh, 08.01.1991 tarihinde ... lehine ipotek şerhi, 26.06.1997 ve 12.12.2001 tarihlerinde ise haciz şerhleri konulmuştur.

Davacı ... Yönetimi; çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığından tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili, davalıların elatmalarının önlenmesi, beyanlar hanesindeki tüm şerhlerin silinmesi istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda (B) ile işaretlenen bölümünün makiye ayrılmadığı, halen tahdit içinde olduğu, geriye kalan kesiminin ise makiye ayrıldığı gerekçesiyle (B) ile işaretlenen 11.686 m² yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve davalıların bu bölüme yönelik elatmalarının önlenmesine, dava konusu taşınmazda davalılar lehine konulan tüm şerhlerin kaldırılmasına ilişkin istemin reddine ilişkin kurulan hüküm, davacı ...

Yönetimi ile davalılardan ... ve İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmekle Dairenin 29.09.2010 gün 2010/9702 - 11469 sayılı kararı ile davalılar Kemal Gözükara ve İSKİ Genel Müdürlüğü'nün temyiz itirazlarının reddi ile aleyhlerindeki hükmün onanmasına, davacı ...

Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile dava konusu taşınmazın uzman bilirkişilerin krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen 81100 m² olarak işaretledikleri bölüm yönünden bozulmasına karar verilerek mahkemesine iade edilmiştir.

Daire'nin 29.09.2010 gün ve 2010/9702-11469 sayılı kararında özetle; “...1- Davalılardan ... ve İSKİ Genel Müdürlüğünün temyiz itirazları çekişmeli taşınmazın bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda (B) ile işaretlenen kesimine yönelik

olup, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu parselin 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 1950 yılında 5653 sayılı Kanun hükümlerine göre makiye ayrılmadığı, toprak tevzi komisyonunca ... adına dağıtım ve tescilinin yapılmasına rağmen Anayasa ve kanunlarda ormanların tevziiye tabi tutulacağı yönünde hiçbir hüküm bulunmadığı,

yörede çalışan makiye ayırma komisyonu kanun ve yönetmelik hükümlerine göre kurulmadığı gibi, kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun çalışmadığı, uygulanabilir bir harita çizmediği, eylemli ve yüksek eğimli Devlet Ormanlarını da makiye ayırdığı bu nedenle yaptıkları çalışmalara değer verilemeyeceği, kaldı ki temyize konu yerin makiye de ayrılmadığı, % 20 - 30 eğimli olduğu, üzerinde akçakesme, meşe, funda vb doğal orman ağaçlarının bulunduğu anlaşıldığından davalıların aleyhindeki hükmün onanması,

2) Davacı ...

Yönetiminin temyiz itirazları uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda çekişmeli taşınmazın (A) ile işaretlenen 81.100 m2 yüzölçümlü kesimine yönelik olup, mahkemece bu bölüm hakkında verilen kararın usûl ve kanuna aykırı olduğu, 1988 yılında eylemli orman olduğundan 40 nolu Orman Kadastro Komisyonunca 2/B madde işlemine tabi tutulmayarak orman içinde bırakılan taşınmazın eğim durumu da nazara alındığında İstanbul İlinin içme ve kullanma su ihtiyacını sağlayan Alibeyköy Barajına yakın mesafede muhafaza ormanı olduğu,

bu haliyle makiye ayrılmayacağı, ayırma işleminin kanun ve yönetmeliğe aykırı olması nedeniyle yok hükmün olduğu, toprak tevzi komisyonunca tapu kaydı oluşturulmuş ise de, 4753 sayılı Kanunun 8. maddesinde ormanların tevzi edileceğine dair bir hükmün bulunmadığı,

6831 sayılı Kanunun 1/j bendinin karşı kavramından funda veya makiliklerle örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağı ve bilimsel olarak da % 12’den fazla eğimli makilik sahaların orman ve toprak muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza makisi, yani orman sayılması gerektiği, dava konusu parsel ve etrafının 15 milyon nüfuslu İstanbul İlinin içme ve kullanma suyunun önemli bir bölümünü karşılayan Alibeyköy Baraj Gölünün su toplama ve koruma sahası olup, bu baraj gölünü besleyen derelerin dava konusu taşınmazın yakınında geçtiği,

taşınmazın eylemli orman olma durumu ve halen üzerinde orman ağaçlarının bulunması nedeniyle taşınmazın bazı bölümleri üzerindeki orman ağaçlarının sonradan kaldırıldığı, bu durumun sonuca etkili olamayacağı, orman niteliğini koruyan muhafaza (koruma) makilik alanlarda 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı,

çekişmeli parselle aynı hukuki konumda olan komşu ve yakın komşu 182 sayılı parsel Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 2003/623, 189 sayılı parsel Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 1997/73, 195 sayılı parsel, Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1998/358, 196 sayılı parsel, Asliye 3. Hukuk Mahkemesinin 2000/191, 204 sayılı parsel Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2000/347, 247 sayılı parsel Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1999/38, 296 sayılı parsel Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2003/194, 301 sayılı parsel Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2003/96,

307 sayılı parsel Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2001/375 ve 391 sayılı parselin Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2002/1111 sayılı dava dosyalarında davaya konu olduğu ve kişilerin davaların reddine, Orman Yönetimi ya da Hazinenin davalarının kabulüne dair verilen kararların sırasıyla 20. Hukuk Dairesinin 16.12.2005 gün ve 2005/9004 -14766, 27.11.2001 gün ve 2001/4750 - 9040, 22.04.2004 gün ve 2004/3759 - 4469, 07.03.2005 gün ve 2004/12231-2304, 13.12.2005 gün ve 2005/11030-15236, 23.09.2003 gün ve 2003/7399 - 5866, 13.05.2004 gün ve 2004/4248 - 5314, 14.12.2004 gün ve 2004/7584 -13062,

04.11.2003 gün ve 2003/9110-7801 ve 14.03.2006 gün ve 2006/749 - 3295 sayılı kararları ile onandığı gibi, dava konusu parsel ile aynı hukukî konumda olan ...

Köyü 389 sayılı parsel hakkında Eyüp Asliye 2. Hukuk Mahkemesince verilen karar 20. Hukuk Dairesinin 14.06.2007 gün ve 2007/597-8170 sayılı kararı ile aynı gerekçelerle bozulmuş, mahkemenin 25.12.2008 gün ve 2008/68-512 sayılı direnme kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.11.2009 gün ve 20/446 - 559 sayılı kararı ile "...dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 7. maddesi ve 02.09.1986 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliği hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırı içinde bırakıldığı ve çalışmaların 15.12.1988 tarihinde kesinleştiği ve bu tarihten itibaren anılan hükümde yer alan 10 yıllık hak

düşürücü sürenin geçtiği, diğer bir anlatımla; dava konusu taşınmazın toprak tevzi komisyonunca verilen tapu kaydı dikkate alınmaksızın orman sınırları içinde bırakıldığı, 40 nolu Orman Kadastro Komisyonu tutanak ve kararlarının hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle kesinleşmesi ile taşınmazın orman niteliğine ilişkin karar ve tutanakların da kesinleştiğinin kabulünün zorunlu olduğu,

hal böyle olunca, yerel mahkemece yapılması gereken 6831 sayılı Orman Kanununun 11. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin geçirilmiş olması nedeniyle Orman Genel Müdürlüğünce açılan davanın kabulüne karar vermek gerekir" düşüncesi ile bozulduğu gözönünde bulundurularak davacı ...

Yönetiminin davasının tamamen kabulüne ve taşınmazın beyanlar hanesindeki tüm şerhlerin silinmesine karar verilmesi gerektiğinden, taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 81100 m² bölümüne ilişkin hükmün bozulması...” gereğine değinilmiştir.

Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kabulüne ve dava konusu 208 parselin tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kesinleşen orman sınırlama haritası içinde kalan tapu kaydının iptali tescil, elatmanın önlenmesi ve beyanlar hanesindeki şerhlerin silinmesi niteliğindedir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 28.06.1940 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 1951 yılında 5653 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1968 yılında genel arazi kadastrosu, 15.06.1988 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, aplikasyon ve 3302 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması vardır.

Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A madde gereğince davalılardan onama harcı alınmasına ve duruşma talep edenler aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, yatırdığı temyiz harcının istek halinde iadesine 05/11/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2013/6894, K. 2013/9598, 5 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/6894
Karar No
2013/9598
Tarih
5 Kasım 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/6895 K.2013/21359
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/6897 K.2013/21602
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/6899 K.2013/21352
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/6902 K.2013/11596
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/6902 K.2013/15790
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2013/6906 K.2013/7056

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.