KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2019/1224 E., 2019/6435 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
693 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacılar ve davalılardan ... A.Ş. vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni geciktirici nedenlerle, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ... İnş. Tur. ve Tic. A.Ş.‘nin tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, Dava, sigortalının 11/12/2010 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle yakınlarının (eş ve altı çocuk) maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıların maddi tazminat isteminin kabulü ile, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabul edilerek, 1000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 11/12/2010 tarihinden itibaren, 244.913,06 TL'nin ıslah tarihi olan 18/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı eş ...'e verilmesine,
1000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 11/12/2010 tarihinden itibaren, 70.625,94 TL'nin ıslah tarihi olan 18/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'e verilmesine, 1000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 11/12/2010 tarihinden itibaren, 30.784,14 TL'nin ıslah tarihi olan 18/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'e verilmesine,
1000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 11/12/2010 tarihinden itibaren, 26.248,99 TL'nin ıslah tarihi olan 18/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'e verilmesine, 1000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 11/12/2010 tarihinden itibaren, 19.842,77 TL'nin ıslah tarihi olan 18/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'e verilmesine,
1000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 11/12/2010 tarihinden itibaren, 11.260,72 TL'nin ıslah tarihi olan 18/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'e verilmesine, eş ... için 35.000,00 TL manevi,
çocukların her biri için 30.000,00 er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11/12/2010 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
İş kazası nedeniyle tazminat alacağı haksız fiile dayalı olup, faiz başlangıcı tazminatı doğuran zararlandırıcı olay tarihidir.
Somut olayda, dava konusu iş kazasının 11/12/2010 tarihinde meydana geldiği, dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş iken; mahkemece ıslah edilen maddi tazminatlara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, yukarda belirtilen maddi ve hukuksal olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.M.K.’nun geçici 3. maddesi gereğince ve H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2019/1224, K. 2019/6435, 22 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama