KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2019/5019 E., 2019/5982 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2019
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki temyiz kapsam ve sebeplerine göre; taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, sigortalının iş kazasında sürekli iş göremezliği nedeniyle maddi ve manevi zararların giderilmesi ile annesi, kardeşleri, eşi ve çocuklarının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece neticeten sigortalı işçi için 180223,89 TL bakıcı gideri ile 70000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 25/08/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, sigortalı yönünden fazlaya dair istemlerin reddine; birleşen manevi tazminat davaları yönünden ise davacı eşe 5000 TL, davacı anne, kardeşler ve çocuklar lehine ise ayrı ayrı 2000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 25/08/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile ayrı ayrı davacılara verilmesine, fazlaya dair taleplerin ise reddine yönelik hüküm kurduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; asıl dava dosyası kapsamında ıslah dilekçesi ile birlikte davacı sigortalı yararına manevi tazminat talep edildiği, Dairemiz bozma ilamı uyarınca başvuru harcının ikmal edilmemesi sebebi ile talebin ek dava olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek asıl dava kapsamındaki manevi tazminat isteminin reddedildiği ve neticeten reddedilen manevi tazminat istemi yönünden davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedildiğinin anlaşılmasına göre;
asıl dava kapsamında, manevi tazminat istemi yönünden usulen açılan bir dava bulunmadığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin gözetilmemesi ve ayrıca Dairemiz bozma ilamı akabinde açılan davacı anne, kardeşler, eş ve çocuklara dair manevi tazminat davaları yönünden kabul edilen ve reddedilen miktarlar gözetilerek her bir davacı yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuksal olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı, yürürlükteki 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi ve HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2019/5019, K. 2019/5982, 10 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama