KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/7953 E., 2012/12519 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep olmaksızın feshedildiğini, feshin geçersizliğine, işe iadeye ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, izin almaksızın mazeretsiz olarak işe gelmediği gerekçesiyle haklı sebeple feshedildiğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iş sözleşmesinin davalı tarafından geçerli sebep olmadan feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı işveren tarafından temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin işyerine devamsızlıkta bulunması sebebiyle işverence haklı olarak işverence feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25 II- ( g) bendinde, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.
Dosya kapsamına göre, davacının işverence başka bir ildeki şantiyede görevlendirildiği, ancak işverenden izin almaksızın şantiyeyi terk ederek 11.11.2010- 13.11.2010 tarihlerinde işe gelmediği, işverence işçinin devamsızlığı ile ilgili tutanak düzenlendiği,tutanak düzenleyicileri ve davalı tanıklarınınn duruşmadaki anlatımına göre davacının yetkili birimden usulüne uygun izin almaksızın izinsiz olarak bir ayda üç işgünü işine devam etmediği sabittir. Fesih haklı sebebe dayanmaktadır. Davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/7953, K. 2012/12519, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama