İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/10279 K.2012/22566

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2012/10279Karar2012/22566Tarih12 Ekim 2012Okuma7 dk · 1.477 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/10279 E., 2012/22566 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Ekim 2012
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava
Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.477 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ... sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacının yaptığı işin niteliklerine ve iş sözleşmesinin gereklerine aykırı davrandığı için defalarca yazılı ve sözlü olarak uyarıldığını, dikkatsiz ve özensiz davranışlarını devam ettirdiğini, beyanlarının gerçek dışı olduğunu, aynı hatanın defalarca tekrarlandığını, bu hususun tutanaklarla ... olduğunu, tekrar eden hatanın hayati önem taşıyan bir işlem olduğunu, tüm uyarılara rağmen ısrarla aynı hatanın tekrar etmesi üzerine davacının savunmasının alındığını, önceki davranışları da dikkate alınarak hakkında disiplin soruşturması yapılmak suretiyle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi gereğince feshedildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davalı işyerinde düzenli uygulanan bir performans değerlendirme sistemi olduğu, davacının makul bir süreçte aynı işi yapan diğer çalışanlara göre, performans düşüklüğü göstermediği, davacının "yetersizliğini" gösteren ve bunun sürekli olduğunu ortaya koyan makul bir sürenin geçmediği, davacının performansının artması yönünde davacı işverence herhangi bir eğitim veya destek sağlanmadığı,

davalı şirket davacının görevini ifa ederken 2007 yılından itibaren tespit edilmiş çeşitli uygunsuzluklarının olduğunu savunmasında ve disiplin kuruluna yazılan yazıda belirtmiş olmasına rağmen, davalı şirketin performans değerlendirme sonuçları incelendiğinde, davacının bu işin yapılması için yetkinliklerinin yeterli olduğu ve davacıyı değerlendiren yöneticilerinin davacıyı bir üst göreve atanabilir bulduğu, bu durumun davalı işverenin fesih gerekçesiyle ve savunmaları ile çelişkili olduğu,

davalı şirketin Hemşire ve Tekniker kadrolarının, davalı şirketin hedefleri doğrultusunda hasta bakım ve tedavi süreçlerini etkileyen klinik yetkileri belirleme, bu yetkileri belirli dönemlerle değerlendirme ve yetkilendirme kararını verme sürecinde izlenecek yolları belirlediği, Labaratuvar Teknikeri Yetkinlik Değerlendirme ve Yetkilendirme Formlarında davacının değerlendirme sonuçlarının "çok iyi" ve "iyi" olarak puanlandığı, davacının eğitim, deneyim, yetkinlik ve beceri sebepleriyle yetkilendirildiği, bu yetkilendirmelerin 2006-2007-2008-2010 yılları içinde yapıldığı,

bu haliyle davacının hem halen çalıştığı bölümde, hem de eğitimi ve iş tecrübesi olarak İdari Hizmetler Direktörlüğündeki işlerde de çalışabilecek tecrübeye ve yetkinliğe sahip olduğu, davacının iş sözleşmesinin feshi sonrasında İdari Hizmetler Direktörlüğüne ve Tıbbi Hizmetler Direktörlüğüne ondört yeni eleman alımı yapıldığı, davacının davalı işyerindeki bu pozisyonlarda da çalışabilecek eğitim ve beceriye sahip olduğu,

iş sözleşmesinin devamının sağlanması ve korunması adına, bu işlere kaydırılıp çalışmaya devam ettirebileceği ve bu haliyle davacı işçinin somut olarak davalı işyerinde çalışma imkanı olmasına rağmen iş sözleşmesinin feshedildiği, davalı işverenin "feshin sonra çare olma ilkesine" uygun davranmadığı, ve iş sözleşmesinin feshinden önce davacıdan savunma alınmadığı, sebepleriyle feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18 ve devamı maddeleridir.

4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.

4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara ... açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.

4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.

Dosya içeriğinden, davacının 01.06.2005-15.08.2011 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde laboratuar teknikeri olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 15.08.2011 tarihli fesih bildirimi ile davacının uzun süredir işin gereklerine ve amirlerinin uyarılarına uygun davranmadığı, işleri kendi düşünce tarzına göre yürütmeye çalıştığı, tarafına tevdii edilen işin doğrudan insan sağlığı ile ilgili olmasından dolayı çok büyük önem taşıdığı, yapacağı en küçük bir hatanın insan sağlığını doğrudan etkilemesinin kaçınılmaz olduğu,

bu sebeplerle yaptığı işin niteliklerine ve iş sözleşmesinin gereklerine ve amirlerinin işin yapılma şekli ile ilgili isteklerine aykırı davrandığı için defalarca yazılı ve sözlü şekilde uyarıldığı, ancak son olarak bebeklerin kan grubunun ileride değişme ihtimali bulunduğuna ilişkin kaydın daha önceki tüm uyarılara rağmen yapılmadığının fark edilmesi üzerine savunmasının alındığı ve gerek bu konu gerekse önceki davranışları hakkında bir tahkikat değerlendirmesi yapıldığı, bunun sonucunda, 4857 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca gerek son olay gerekse önceki olaylara dayanan davranışları sebebiyle feshedildiği,

davacıdan en son 11.07.2011 tarihinde 09.07.2011 tarihli tutanaktaki olay ile ilgi savunma alındığı, davacının feshe konu olaylarla ilgili 23.01.2010, 14.04.2010 ve 03.05.2010 tarihlerinde uyarıldığı, 08.11.2006 tarihinde 12.000 TL'lık fazla stok meydana getiren hatalı malzeme alımı talebi sebebiyle uyarıldığı, 22.01.2007 tarihinde, kurumsal kimlik ve uygulamalarla bağdaşmayacak ve yazışma adabına aykırı şekilde satınalma birimine hitaben yazdığı malzeme isteği ve bu uygunsuz davranışı sebebi ile uyarıldığı,

29.01.2007 tarihinde, davacının lojistik hizmetler personeli ile yaşadığı münakaşa ve bu münakaşanın oluşturduğu sorunlar sebebiyle toplantı yapılarak uyarıldığı, 18.11.2008 tarihinde, iki bebeğe ait kan grubu bilgilerini yanlış girmesi sebebiyle uyarıldığı, 02.02.2011 tarihli tutanakta, davacının 07.01.2011 tarihinde kan alma sırasında uygun işlem ve prosedür uygulamadığı, hastanın kan alınan kollarında morarma ve geçici iş kaybı oluşmasına sebep olduğu, hastayı ve hastaneyi zarara uğrattığı sebebiyle davacıya uyarı cezası verildiği, davacının savunmasında, olayın mekanın darlığı, yatağın geniş olmaması,

koltukların rahat olmaması ile hastanın vucut yapısından dolayı kollarının yatağa sığmaması sebebiyle kollarına yastık koyarak desteklemesine rağmen meydana geldiğini beyan ettiği, işyeri yetkililerince, aferez koltuğunun yetersiz olduğu, davacının eğitime ihtiyacı olmadığı, hastanın huzursuz olduğu durumlarda uzmanını araması gerektiği hususlarının bildirildiği, 18.04.2011 tarihli tutanakta, davacının bir grup hastanın HbsAg testlerinin yapılması sırasında mikroelisa cihazının bir parçasının kırılmasına sebep olduğu, bu sebeple otuz kadar hastanın testlerinin atılmasına,

test aracının servis dışı kamasına ve kırılan parça için masraf yapılmasına sebep olduğu sebebiyle davacıya sözlü uyarı cezası verildiği, davacının savunmasında, test cihazının kullanılması konusunda eğitim almadığını, bu sebeple olayın olduğunu beyan ettiği, işyeri yetkililerince davacının cihaz kullanım eğitimi almadığının belirtildiği, 01.07.2011 tarihli tutanakta, davacının kan ve kan ürünleri ayrıştırıldıktan sonra hatalı etiket yapıştırdığı, bu ürünlerin servise çıkışı yapılırken hatayı fark etmeden hatalı etiket taşıyan kanı hasta başına kadar gönderdiği ve bu durumu sorumlu hekimden gizlediği sebebiyle sözlü uyarı cezası aldığı,

davacının savunmasında, bir ay önce kullanmaya başladığı yeni kan bankası proğramına tam olarak hakimiyet kuramadığı için yanlışlık yaptığını, iş yoğunluğunun fazla ve proğramın karışık olduğunu beyan ettiği, 09.07.2011 tarihli tutanakta, davacının yeni doğmuş bebeklere kan grubu testini yapıp bilgisayar sistemine test sonucunu girerken bebeklerin kan gruplarının sonradan değişme ihtimali bulunması sebebiyle girilmesi gereken harici notu girmediği,

bu davranışının uyarılmasına rağmen tekrar ettiği, bu davranışının bir sonraki uzman kontrollerinde gerekli bilgiler girilmediğinden ek zaman ve işgücü kaybına sebep olduğu belirtilerek davacıdan savunma istendiği, davacının 11.07.2011 tarihli savunmasında, yeni doğan bebek kan grubu sonucunu MIS sistemine girerken harici notuna eklenmesi gereken “bebeklerde iki yaşına kadar kan grubu antijenleri yeterli miktarda bulunmayabilir, ilerleyen yıllarda kan grubunun tayininin tekrarı önerilir” notunu eklemeyi unuttuğunu,

bu hatanın tekrar olmaması için MIS proğramında bebek kan grubu sonucuna harici notuna bu eklemenin otomatik olarak aktarılması gerektiğini beyan ettiği, 03.08.2011 tarihinde disiplin kuruluna sevk edildiği, disiplin kurulunun 28.07.2011 ve 04.08.2011 tarihlerinde iki toplantı yaptığı, ikinci toplantıda, davacının bebeklerin kan grubu testi işlemlerinde sisteme test sonucu girerken harici notu eklemeyi sürekli unuttuğu, görevini ifa ederken tesbit edilmiş uygunsuzluklarının olduğu, bunları destekleyen 2007 tarihinden itibaren tesbit edilmiş yazışma dökümanların kurula sunulduğu,

davacının yöneticileri tarafından birçok kez uyarılmasına rağmen görevine ve yöneticilerine karşı davranışlarında bir gelişme olmadığı, görevlerine ve amirlerine karşı kayıtsız ve düzensiz davranışlarını sürdürdüğü ve hasta güvenliği açısından çalışmasının tehlike arzettiği belirtilerek iş sözleşmesinin feshinin önerildiği anlaşılmıştır.

Somut olayda, davacının da kabulünde olan kan ve kan ürünleri ayrıştırıldıktan sonra hatalı etiket yapıştırararak bu ürünlerin servise çıkışı yapılırken hatayı fark etmeden hatalı etiket taşıyan kanı hasta başına kadar göndermesi ve bu durumu sorumlu hekimden gizlemesine yönelik eylemi ile daha önce uyarılmasına rağmen yeni doğmuş bebeklere kan grubu testini yapıp bilgisayar sistemine test sonucunu girerken bebeklerin kan gruplarının sonradan değişme ihtimali bulunması sebebiyle girilmesi gereken harici notu girmemesine yönelik eyleminin dosya kapsamı,

yapılan sözlü ve yazılı uyarılar ile diğer olumsuz davranışlarla birlikte değerlendirildiğinde iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedilmesi şartlarını oluşturduğu, davacının 11.07.2011 tarihinde savunmasınında alındığı, feshin işçinin performans yetersizliğine dayalı olarak yapılmadığı da gözetilmeden davanın reddi yerine kabulüne yönelik yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.

Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda belirtilen sebeplerle;

1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 767,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 12.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/10279, K. 2012/22566, 12 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/10279
Karar No
2012/22566
Tarih
12 Ekim 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/10280 K.2012/15124
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/10280 K.2012/11634
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/10280 K.2012/21124
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/10281 K.2012/13495
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/10281 K.2012/15137
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/10281 K.2012/10828

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.