KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/9499 E., 2014/1843 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Ankara 1. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 13/12/2012
- Numarası
- 2011/1201-2012/1238
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararı davalı vekili temyiz etmiş ise de; davalı vekili temyiz aşamasında verdiği 30.01.2014 havale tarihli dilekçe ile tarafların 22.01.2014 tarihli sulh ve ibra sözleşmesi ile anlaştıklarını, davacının bu sebeple davasından feragat ettiğini belirterek, bu beyan doğrultusunda işlem yapılmasını talep etmiştir.
22.01.2014 tarihli, "uyuşmazlığın sulh yolu ile giderilmesine ve karşılıklı ibraya dair anlaşma" başlıklı metin dosyaya sunulmuştur.
Dava, 01.11.2011 tarihinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu döneminde açılmıştır. Anılan Kanunun 313. maddesinde mahkeme içi sulh düzenlenmiş ve görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacı ile mahkeme huzurunda yapmış oldukları sözleşme olarak tanımlanmıştır. Madde gerekçesinde, taraflardan birinin, mahkeme dışı sulh sözleşmesi yapıldığı ve bu sözleşmeye uygun mahkemece bir karar verilmesi gerektiği yolundaki iddia ve talebinin diğer tarafın kabulüne bağlı olduğu belirtilmiştir.
Anılan kanunun 314 ve 315. maddelerinde, sulh hüküm kesinleşinceye kadar herzaman yapılabilir, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur, düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, davalı taraf temyiz aşamasında davacı ile anlaştıklarını belirterek 22.01.2014 tarihli mahkeme dışı sulh sözleşmesini sunmuştur. Hükümden sonra ortaya çıkan ve temyiz incelenmesine usulen engel oluşturan bu durumun mahkemece değerlendirilip, anılan belgeye karşı taraflardan sorularak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
Davalının temyiz talebinın bozma nedenine göre bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/9499, K. 2014/1843, 10 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama