KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2017/9998 E., 2018/4233 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı sebep olmadan feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve birkısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosya içeriğine göre dava, kısmi alacak davası olarak açılmıştır. Davacı, 17.09.2013 tarih 24411 yevmiye numaralı ihtarname ile, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının ödenmesini talep etmiş ve yıllık izin ücreti dışındaki dava konusu alacaklar yönünden davalıyı temerrüde düşürmüştür.
Ancak dava ve ıslah dilekçesinde, kıdem tazminatına fesih tarihinden, talep konusu diğer alacaklara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi istenmiştir. Mahkemece kıdem tazminatı dışındaki tüm alacaklara dava tarihinden önce ihtarname ile gerçekleştirilen temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmüştür.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 26. maddesi gereğince taleple bağlılık ilkesine göre; yıllık izin ücreti yönünden işveren daha önce temerrüde düşürülmediğinden dava ve ıslah tarihinden; fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ücreti ile ihbar tazminatı alacakları yönünden talep ve temerrüde göre dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması hatalıdır.
Ne varki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/9998, K. 2018/4233, 21 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama