İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/2279 K.2015/8309

23. Hukuk Dairesi

Esas2015/2279Karar2015/8309Tarih21 Aralık 2015Okuma4 dk · 818 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2015/2279 E., 2015/8309 K.·T.C. Yargıtay

Karar tarihi
21 Aralık 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

818 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

23. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ

Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin 125 no'lu üyesi olarak kendisine isabet eden dairenin tapusunu aldığını, 15.07.2011 tarihinde tapuyu dava dışı ...'ye sattığını ancak üyeliğini devretmediğini, ihtarname ile daireyi sattığını belirterek kooperatiften istifa ettiğini bildirdiğini, ancak dairenin satılmasının sorumluluğunu sona erdirmeyeceğini, davalının aidat borcunu ödememesi nedeniyle Antalya .. İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı dosyasında 3.750,00 TL asıl alacak ve 4.077,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.827,50 TL'nin tahsili için icra takibi başlattıklarını, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazının iptali ile %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davaya bakmakta İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, üyelikten istifa ettiğini savunarak, davanın reddini ve %20 kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; kooperatif ile üyesi arasındaki uyuşmazlıklarda kooperatifin merkezinin bulunduğu yer mahkemeleri yetkili olduğundan davalının yetki itirazının reddedildiği, dava tarihi itibariyle 10 yıllık alacak zamanaşımı süresinin dolmadığı, bu nedenle zamanaşımı def'inin de red edilip, esasa girildiği, tek başına istifa dilekçesi gönderilmesinin üyeliğin sona ermesinde yeterli olmadığı, kooperatif huzurunda devralanla birlikte usulüne uygun yapılmış bir üyelik devri bulunmadığı ve kooperatif tarafından kabul edilerek kayıtlara da alınmadığı,

takip ve dava tarihleri itibariyle davalının üyeliğinin devam ettiği, bu nedenle aidat borcundan faiziyle birlikte sorumlu olduğu, her ne kadar genel kurulda belirlenen faiz oranları daha yüksek ise de dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun temerrüt faizi oranına ilişkin 120. maddesindeki sınırlamanın faiz hesabında gözönüne alınması gerektiği belirtilerek,

davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 3.750,00.-TL asıl alacak ve 877,50.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.627,50.-TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %18 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı davalarda olduğu üzere, üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan, diğer anlatımla üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgisi bulunmayan uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez.

Ancak, somut olayda olduğu üzere, üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili davalar, 6098 sayılı TBK'nın 147/4. maddesi uyarınca beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, mahkemece takip konusu edilen aidat alacağının dönemi ve takip tarihi dikkate alındığında, TBK'nın 147/4. maddesindeki 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle, zamanaşımı def'inin reddine karar verilmesi gerekirken, 28.03.2014 tarihli ara kararda genel zamanaşımı süresi olan 10 yılın esas alınması suretiyle reddi doğru olmamış ise de, zamanaşımı def'inin reddi sonucu itibariyle doğru olmuştur.

Öte yandan, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 13. maddesinde ortağın anasözleşmeye uygun olarak istifa etmesine rağmen kooperatifin istifayı kabulden kaçınması halinde ortağın çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirmesi halinde çıkmanın gerçekleşeceği düzenlenmiştir. Ortağın istifa bildirimi yenilik doğurucu nitelikte olup, kooperatife ulaştığı anda sonuç doğurur.

Yukarıda anılan 13. maddenin yazılış biçimi ortağın istifasının kooperatifçe kabulünü gerekli kıldığı izlenimi yaratmakla beraber noter aracılığı ile yapılan bildirime özel önem verilmek suretiyle, noter aracılığı ile yapılan bildirimin kabulünün gerekli bulunmadığı vurgulanmıştır. Bu durumda ortağın yenilik doğurucu nitelikteki istifa iradesini ilk olarak noter vasıtasıyla kooperatife tebliğ etmesi ortaklıktan çıkmanın gerçekleşmesi için yeterlidir.

Davalı kooperatif anasözleşmesinin 17/son maddesi, "Devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülükleri yeni ortağa geçer, ..." hükmünü içermektedir. Devreden üye, devir bedelini devralandan tahsil eder, hak ve yükümlülükler devir alana geçer, devreden yönünden üyelik sona erer. Üyeliği devir nedeniyle sona ermeyip devam eden üyelerin, istifası, yenilik doğrucu bir işlemdir.

Dosya kapsamından, davalının noter aracılığıyla bildirdiği 09.09.2011 tarihli istifasının davacı kooperatife 10.10.2011 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış olup, davalının istifasının 10.10.2011 tarihinde gerçekleştiğinin kabulü gerekeceğinden, mahkemenin aksi yöndeki kabulü doğru olmamıştır.

Ne var ki, tasfiye sürecine girmiş bir kooperatifin üyeliğinden istifa eden ortak, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81/2. ve anasözleşmenin 85/son madde hükümleri uyarınca, konutunu istifa nedeniyle geri verme yükümlülüğünde değil ise de, istifanın gerçekleşmesinden sonra oluşabilecek tasfiye masraflarından sorumlu olduğu gibi, esasen istifadan önce doğan tasfiye giderlerinden de sorumludur.

Bu durumda mahkemece, davalının istifa tarihi olan 10.10.2011 tarihine kadar inşaat finansman gideri, genel giderler ve tasfiye giderinin tamamından sorumlu olduğu, istifa tarihinden sonra ise sadece tasfiye giderlerinden sorumlu olduğu,

hükme esas alınan bilirkişi raporunda takip konusu alacağın dayanağı olan genel kurullarda kararlaştırılan ve istifa öncesini ve sonrasını kapsayan takip konusu aidatın tasfiye giderlerine yönelik olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, farklı hukuki sonuçları olan istifa ve üyeliğin devri kavramları da karıştırılarak yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru olmamış ise de, karar sonucu itibariyle doğru olduğundan, HUMK'nın 438/son maddesi uyarınca hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/2279, K. 2015/8309, 21 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. - Karar -
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/2279
Karar No
2015/8309
Tarih
21 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2015/2279 K.2015/6060
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/2280 K.2015/7837
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/2280 K.2015/21641
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/2281 K.2015/8574
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/2283 K.2015/8227
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2015/2283 K.2015/8454

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.