KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/8578 E., 2017/735 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, dosya içerisinde tebligat için mürafaa pulu bulunmadığından duruşma isteminin red edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalı arsa sahibinin edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek, sözleşmede belirlenen cezai şartın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı arsa sahibi, davacının kusurlu olduğunu, işlerinin iyi gitmediğini öğrendiğini, karşılıklı feshetmeyi düşündüklerini, yer teslimini bu nedenle yapmadığını, davacının kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı arsa sahibinin sözleşmeden caydığı, sözleşmenin 14. maddesinde dönme cezasının düzenlendiği, BK'nın 161/son maddesi gereğince hakimin fahiş gördüğü cezadan indirim yapabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dava, davacı yüklenici ile davalı arsa sahibi ve dava dışı arsa sahipleri arasında imzalanan 02.07.2004 günlü düzenleme şeklindeki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden, davalı arsa sahibinin haksız yere vazgeçmesi nedeniyle, sözleşmede belirlenen cayma cezasının tahsili istemine ilişkindir.
Eser sözleşmelerinin kendine özgü bir türü olan bu sözleşmelerin feshi, tek taraflı irade beyanı ile değil; mahkeme kararıyla veya sözleşmenin tüm taraflarının iradelerinin birleşmesi ile mümkündür.
Eldeki davada, davacı yüklenici, davalı arsa sahibinden, sözleşmede belirlenen cayma cezasını talep ettiğine göre, iradesinin sözleşmenin devamı yönünde bulunmadığı, fesih talebini de içerdiği ve davalının sözleşmeden çıkarılması halinde sözleşmenin ayakta kalamayacağı da anlaşıldığından, öncelikle TMK'nın 692. maddesi uyarınca sözleşmede yer alan diğer hissedarların davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmek suretiyle bir hüküm verilmesi gereklidir.
Açıklanan nedenlerle, taraf teşkili sağlanmadan, yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. 2) Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/8578, K. 2017/735, 9 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama