KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/5158 E., 2019/1948 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Av. ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında 22.07.2013 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını ancak inşaata başlanılmadığını, sözleşme konusu taşınmazın 4/5 hissesinin müvekkilinin iradesinin fesada uğratılarak davalı şirkete tapuda satış işlemi yapıldığını bu satış işleminden dolayı müvekkiline herhangi bir ödemenin yapılmadığını ileri sürerek sözleşmenin geriye etkili olarak feshi ile davalı şirket adına hile sonucu geçen hissenin iptaline ve müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya 75.000 TL. ödeyerek dava konusu taşınmazın 4/5 hissesini satın aldığını belediyeden imar çalışma ruhsatı verilemediğinden müvekkilinin inşaat ruhsatı alamadığını ve inşaata başlayamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre sözleşme uyarınca yüklenicinin 22.07.2014 tarihinde temerrüde düştüğü, inşaata başlamadığı, edimini süresinde yerine getirmediğinden sözleşmenin geriye etkili olarak fesih koşullarının oluştuğu ancak davacının hile iddiasını ispat edememesi sebebiyle tapu iptali-tescil isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin hemen sonrasında tapuda satış yapılarak taşınmazın tamamı veya hisse devirleri sözleşme uyarınca yapılan devir olarak kabul edilmelidir. Bu satışlar gerçek bir satış olmayıp yükleniciye avans olarak yapılan devirdir. Dairemizin yerleşmiş içtihatları bu yöndedir.
Somut olayda davacı ile davalı arasında 22.07.2013 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, aynı gün banka havalesi ise davacıya 75.000 TL gönderildiği ve sözleşmeye konu taşınmazın 4/5 hissesinin 25.07.2013 tarihinde davalıya tapuda temlik edildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda belirlenen ilke çerçevesinde somut olay nazara alındığında davacının satmak istediği taşınmaz ile ilgili olarak davalı ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapması hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu nedenle hisse devrinin sözleşmenin yerine getirilmesi maksadıyla yapıldığı aşikardır.
Bu durumda mahkemece davalı tarafından davacıya gönderilen bedelin iadesi şartı ile tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile tapu iptali tescil isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/5158, K. 2019/1948, 14 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama