KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/8167 E., 2019/4410 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalıların arsa sahibi murisi ile davacı yüklenici arasında yapılan 28.12.1999 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin mutlak butlanla malül olduğunu, sözleşmenin imzalandığı tarihte sözleşme konusu parsellerin, bu parselleri oluşturan idari işlemin iptal edilmesi sonucu ortadan kalktığını, davalıların murisinin bu duurmu sözleşme öncesinde bildiği, sözleşmenin ifa imkansızlığı nedeni ile hükümsüz olduğunu ileri sürerek sözleşmenin mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre daha önce arsa sahipleri tarafından açılan muarazanın giderilmesi ve tazminat istemli dava sonucunda dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan otelin arsa sahibi ve yüklenici tarafından birlikte işletilmek sureti ile muarazanın giderildiği, kesin hükme bağlandığı, mahkeme kararında sözleşmenin mutlak butlanla malül olduğuna dair bir tespit bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/8167, K. 2019/4410, 23 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama