KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/2429 E., 2020/3074 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2020
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalıya ait taşınmazın satıldığını, düzenlenen sıra cetvelinde 1. sırada yer verilen davalının dava dışı borçlu ile akraba olduklarını, davalının takibinin senede dayalı olduğunu, dava dışı borçlu ile davalı arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, davalı alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek, davalı dosyasının sıra cetvelinden çıkarılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı borçlu ile akraba olduklarını, akrabasına borç vermesinin hayatın olağan akışına uygun olduğunu, alacağı kişisel bir borç niteliğinde olduğundan ticari defterlerine kaydetmediğini, alacağın gerçek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; muvazaa iddilarına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında alacağın varlığını ispat yükünün davalı üzerinde olduğu ve davalının ispata ilişkin herhangi bir delil sunmadığı, dava dışı borçlu ile yakın akraba olup ekonomik durumunun bu şahsa borç vermeye uygun olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi davalı tarafın dava dilekçesine cevap vermediği, ön inceleme duruşması yapılıp tahkikata geçilinceye kadar ispat vasıtalarını sunmadığı, alacağın varlığı ve miktarı ispat yükü davalıda olmasına rağmen hiçbir delil sunulamadığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2- Dava, muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir. Haciz yolu ile takiplerde kıyasen uygulanması gereken İİK'nın 235/3. maddesi uyarınca, sıra cetveline itiraz davalarında sıra cetvelinin iptaline veya davalının sıra cetvelinden çıkarılmasına değil, davalıya ayrılan payın, yargılama giderleri de dahil olmak üzere öncelikle davacı alacağının karşılanmasına tahsisine, artan kısım bulunması halinde davalıya bırakılmasına karar verilmesi gerekir.
Sıra cetveline itiraz davaları sonunda verilen hüküm, sadece davanın tarafları bakımından sonuç doğurur ve verilen kabul kararı ile durumun tespiti ile yetinilmeyip eda hükmü kurulmalıdır.
İlk derece mahkemesince eda hükmü kurulması gerekirken, İcra mahkemesinde olduğu gibi iptal kararı verilmiş karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince esastan red edilmiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de HMK 370/2 gereğince yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/2429, K. 2020/3074, 15 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama