İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/3049 Karar: 2024/7949 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/3049 K.2024/7949

3. Ceza Dairesi 2022/3049 E. , 2024/7949 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2019/1051 E., 2020/1573 K. KATILANLAR : ... SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun reddi ve istinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/3049 E. , 2024/7949 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2019/1051 E., 2020/1573 K. KATILANLAR : ... SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun reddi ve istinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/3049 E. , 2024/7949 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2019/1051 E., 2020/1573 K. KATILANLAR : ... SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun reddi ve istinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Katılan ... Hazinesi vekili ve sanık müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, Red, Onama, Bozma Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi üzerine verilen kararlar temyiz edilmekle yapılan ön inceleme neticesinde; 1- Silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından Katılan ... vekilinin verilen hükme yönelik istinaf talebinin reddine dair karara yönelik temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede; Hazine ve Maliye Bakanlığının belirtilen suçun niteliği itibarıyla doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılmasına imkan bulunmadığından CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca verdiği istinaf başvurularının reddine dair karar, anılan maddenin son cümlesine göre itiraza tabi olup, temyizi mümkün olmadığından ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunduğundan temyiz incelemesine yer olmadığına, temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 2- Katılan ... Hazinesi vekilinin "Resmi belgede sahtecilik" suçu bakımından verilen istinaf talebinin esastan reddine dair karara yönelik temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede; Bölge Adliye Mahkemesi kararının, suç tarihi ve verilen hükmün niteliği itibariyle 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi kapsamında bulunması ve belirtilen suç yönünden niteliği itibarıyla doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılmasına imkan bulunmadığından CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca temyiz isteminin REDDİNE, İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği cezanın süresi nedeniyle reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14/03/2019 tarihli ve 2018/1308 Esas, 2019/264 sayılı Kararı ile; silahlı terör örgütüne üye olma suçu ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir. 2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2019/1051 Esas, 2020/1573 sayılı Kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden istinaf başvurusunun reddine; Katılan ... vekili ile sanık müdafinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden istinaf başvurularının esastan reddine, sanık müdafinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.12.2021 tarihli iade, red, onama bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz istemi özetle; 1. Sanığın örgüt ile hiçbir irtibatının olmadığına, 2. Sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. Katılan ... vekilinin temyiz istemi özetle, 1. Sanığa nitelikli dolandırıcılıktan verilen cezanın en üst sınırdan verilmesi gerektiğine, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan beraat kararı verilmemesi gerektiğine 3. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1- Sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak; Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik ; Ayrıntıları Dairemizin 26.10.2017 tarih ve 2017/1809 esas 2017/5155 karar sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir.(Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır(Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280). Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; Oluş ve dosya kapsamına göre, sanığın 2010 KPSS sınavına girdiği, iptal edilen 2010 KPSS sınavında Eğitim Bilimleri testinde 120 sorudan 120 soruyu, Genel Kültür testinde 60 sorudan 55 soruyu doğru cevaplandırdığı, iptal edilen Eğitim Bilimleri testine ilişkin 31.10.2020 tarihinde yapılan sınavda Eğitim Bilimleri testinde 120 sorudan 96 soruyu doğru cevaplandırdığı, sınav dönemini içine alan ve sınavdan öncesi de dahil 10 günlük dönemde KPSS şüphelisi birçok kişi ile baz birlikteliğinin bulunması durumunun kamu kurum ve kuruluşlarının zararına neden olacak şekilde dolandırıcılık suçunun varit olduğunun dikkate alındığı ve bu hususun silahlı terör örgütü suçuna dayanak teşkil ettiğinin kabul edildiği somut olayda silahlı terör örgütü üyesi olduğuna ilişkin suçlamayı kabul etmeyen sanığın FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı kurumlarda çalışmasının örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği, kod adı kullanmayan, Bylock kullanıcısı olmayan sanığın örgütle organik ilişki içine girip süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil bulunmadığı dikkate alındığında, atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraati yerine yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. Sanık müdafileri ve katılan ... vekilinin Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik ; A- Dosya içerisine alınan bilirkişi raporunda sanığın iki ayrı sınavdaki başarı farklılığının tesadüfi olamayacağına yönelik güçlü kanaat oluştuğunun ifade edilmesi karşısında; ihtimallere dayanan yüzdelik oranlarının yer aldığı değerlendirme içermesi, sanığın hileli bir davranışını ortaya koymaya elverişli olmadığı gibi, kişinin önceki ve sonraki yıllardaki doğru ve yanlış cevap sayılarının kıyaslanarak, sınav sorularını haksız elde etmek sureti ile sınavda hileli yollarla yüksek puan aldığının kesin olarak ispatlanamayacağı, ayrıca bilirkişi raporunu teyit eder başkaca delil, beyan, bilgi bulunmadığı gibi, bilirkişi raporunda sınav sorularının alındığına dair kesin kanaatin de bildirilmediği de gözetilerek, sanığın üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak mahkûmiyetini gerektirir yeterli delil bulunmadığından beraati yerine, delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi B- Kabul ve uygulamaya göre de; İddianamede talep edilmemesi ve esas hakkındaki mütalaada da belirtilmemesi karşısında, sanığa 5271 sayılı Kanun’un 226 ıncı maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Hazine Bakanlığı Vekilinin Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Verilen Karara Yönelik Temyiz İncelemesinde: Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle, bu suça ilişkin kurulan hükme ilişkin istinaf başvurusunun reddine dair karara yönelik temyiz isteminin, bahse konu kararın 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olması ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunması nedeniyle, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Maliye Bakanlığı Vekilinin Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Karara Yönelik Temyiz İncelemesinde: Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle, suç tarihi ve verilen hükmün niteliği itibariyle 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi kapsamında bulunması ve belirtilen suç yönünden niteliği itibarıyla doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılmasına imkan bulunmadığından CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, C. Sanık Müdafilerinin Ve Katılan ... Vekilinin Kamu Kurum Ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık Suçu İle Sanık Müdafilerinin Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Verilen Karara Yönelik Temyiz İncelemesinde; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2019/1051 Esas, 2020/1573 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla