Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/3286 E. , 2024/8647 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/240 E., 2020/611 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurumları aleyhine olacak şekilde nitelikli dolandırıcılık 15.01.2018 (Silahlı terör örgütüne üye olma suçu için) HÜKÜM : İstinaf başvurusun
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/3286 E. , 2024/8647 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/240 E., 2020/611 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurumları aleyhine olacak şekilde nitelikli dolandırıcılık 15.01.2018 (Silahlı terör örgütüne üye olma suçu için) HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Katılan ... Hazinesi vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından verilen hükümlere yönelen istinaf incelemesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 02.09.2020 tarihli ve 2019/240 Esas, 2020/611 sayılı kararının, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edildiği görülmekle yapılan incelemede: A. Sanık hakkındaki kamu kurum ve kuruluşlarının zararına neden olacak şekilde dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik katılan ... vekili tarafından yapılan temyiz isteminine dair ön incelemesinde; Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına neden olacak şekilde dolandırıcılık suçu hakkındaki Bölge Adliye Mahkemesi kararının, verilen hükmün tür ve süresi itibariyle CMK'nın 286/2-g maddesi kapsamı içerisinde bulunması nedeniyle temyiz edilemez nitelikte olduğundan, müdahil vekilinin temyiz taleplerinin CMK'nın 298 inci maddesi gereğince, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle temyiz talebinin REDDİNE, B. İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2018 tarihli ve 2018/554 Esas, 2018/1481 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 02.09.2020 tarihli ve 2019/240 Esas, 2020/611 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. GEREKÇE Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, syf. 383 vd.) Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu Özel Kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; İnkara dayanan savunmalarının aksine, örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığını ortaya koyan kesin ve inandırıcı delil ikame olunamayan sanığın ispat edilemeyen müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken, delillerin hatalı değerlendirilmesi suretiyle ve yerinde olmayan gerekçeye dayanılarak yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin verilen kararın 5271 sayılı Kanun' un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olması nedeniyle katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle temyiz talebinin REDDİNE, Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden kurulan hüküm yönünden sanık müdafinin temyiz istemi açıklanan gerekçeyle yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 02.09.2020 tarihli ve 2019/240 Esas, 2020/611 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2024 tarihinde karar verildi.