İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/5030 Karar: 2024/11703 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/5030 K.2024/11703

3. Ceza Dairesi 2022/5030 E. , 2024/11703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/967 E., 2021/263 K. SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma; Resmi belgede sahtecilik; Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurularının reddi ve esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, ona

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/5030 E. , 2024/11703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/967 E., 2021/263 K. SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma; Resmi belgede sahtecilik; Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurularının reddi ve esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, ona

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/5030 E. , 2024/11703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/967 E., 2021/263 K. SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma; Resmi belgede sahtecilik; Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurularının reddi ve esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen hükümlere yönelen istinaf incelemesi üzerine Ankara Bölge Adliye 22. Ceza Dairesinin 02.03.2021 tarih 2019/967 Esas, 2021/263 Karar sayılı istinaf talebinin reddine dair kararın, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi 07.04.2021 tarihli 2021/149 değişik iş sayılı kararının temyiz edildiği görülmekle yapılan incelemede: A. Katılan Hazine ve Maliye Bakanlığının resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf taleplerinin reddine dair karara vaki temyiz başvuruları yönünden: Bölge Adliye Mahkemesinin, katılanın belirtilen suçların niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılmasına imkan bulunmadığından CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca verdiği istinaf başvurusunun reddine dair karar, anılan maddenin son cümlesine göre itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi 07.04.2021 tarihli 2021/149 değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak karar verilmiş olup; karar yerinde görülmekle temyiz incelemesine yer olmayıp dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, B. İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan Hazine ve Maliye bakanlığı yönünden nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden, sanık müdafi için her iki mahkumiyet hükmü yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafi ve katılan vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2019 tarihli ve 2017/962 Esas, 2019/277 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 02.03.2021 tarihli ve 2019/967 Esas, 2021/263 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mâhkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafi ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca istinaf başvurusunun reddine ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.12.2021 tarihli ve iade-onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz dilekçesinde özetle: 1. Sanık ve müdafine tebliğ edilmeyen raporlar ile hüküm kurulduğuna, 2. Müvekkilinin başarılı bir öğrenci olduğuna, aldığı puanın çalışmasının ürünü olduğuna, 3. Soruları görüp almadığına, örgüt ile bağlantısının bulunmadığına, 4. Bilirkişi raporlarını kabul etmediklerine, 5. Cezaların şahsiliği ilkesine riayet edilmediğine, masumiyet karinesinin ihlal edildiğine, 6. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatine hükmedilmesi gerektiğine, 7. Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurlarının oluşmadığına, 8. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. Katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin temyiz sebepleri özetle; Sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine hükmedilirken üst sınırdan hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulduğuna ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin, silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşları aleyhinde dolandırıcılık suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş, inceleme dışı resmi belgede sahtecilik suçundan yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması gerekçesiyle beraatine hükmedilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden ilk derece mahkemesi kararının düzeltilmesine ve istinaf taleplerinin esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda: Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.) Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarının unsurları itibariyle oluşmadığından beraatine dair verilen hüküm kesinleşen sanığın; iptal edilen 2010 yılı KPSS'de soruların örgüt tarafından önceden verildiği hususunda güçlü kanaat oluştuğu tespitini içeren bilirkişi raporu dışında anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına ilişkin kesin ve yeterli delil ikame olunamadığından, silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından beraatine karar verilmesi gerekirken şüpheye dayalı belge ve delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde her iki suçtan ayrı ayrı beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 02.03.2021 tarihli ve 2019/967 Esas, 2021/263 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla