Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/1513 E. , 2024/6892 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2892 E., 2019/905 K. KATILANLAR : T.C. Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırma veya görevini engellemeye
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/1513 E. , 2024/6892 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2892 E., 2019/905 K. KATILANLAR : T.C. Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırma veya görevini engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti hükûmetini ortadan kaldırma veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, askeri komutanlıkların gasp edilmesi, silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan TBMM Başkanlığı vekili, katılan T.C. Cumhurbaşkanlığı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçu yönünden T.C. Cumhurbaşkanlığının, Türkiye Cumhuriyeti hükumetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, askeri komutanlıkların gasp edilmesi ve silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden TBMM Başkanlığının; söz konusu suçların niteliği itibariyle doğrudan doğruya zarar görmedikleri ve bu nedenle de davaya bu suçlar yönünden katılma hakları bulunmadığından, TBMM Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığının katılmalarına ilişkin verilen karar hukukî değerden yoksun olup, söz konusu hükümleri temyiz yetkileri bulunmadığından temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298/1 maddesi uyarınca REDDİNE, İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti hükumetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından T.C. Cumhurbaşkanlığı vekilinin, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından TBMM Başkanlığı vekilinin, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu suçundan Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin incelenmesinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Van 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2018 tarihli ve 2017/341 Esas, 2018/325 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırma veya görevini engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırma veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, askeri komutanlıkların gasp edilmesi ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2018/2892 Esas, 2019/905 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ve katılanlar vekilinin istinaf istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.01.2024 tarihli ve ret, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan T.C. Cumhurbaşkanlığı vekilinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanıkların Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırma veya görevini engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırma veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından cezalandırılmasına, sanıkların taşınmazlarına, ulaşım araçlarına şerh düşülmesine, yardımlaşma kurum ve sandıklarından olan alacaklarına tedbir konulmasına, 3. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. Katılan TBMM Başkanlığı vekilinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın hukuka aykırı olduğuna, 2. Sanık ...'ın 15 Temmuz askeri darbe girişimi gerçekleştiği sırada elindeki kağıtları göstererek görevli erlere emir geldiğini, emrin İl Jandarma Komutanlığınca teyit edilmesinin beklendiğini, silahlı bir şekilde hazır beklemelerini, Devletin kurumlarının ele geçirileceğini, bunu Devletin bekası, milletin selameti ve terörün bitmesi için yapacaklarını söylediğine, aşçıya askerlere yemek yapması talimatını verdiğine, sanık ...'e gazinoda bulunan televizyonu söktürdüğüne, 3. Sanık ...'in belirtilen talimat doğrultusunda askerlerin dışarı ile irtibatlarını kesmek ve haber almalarını engellemek amacıyla uydu bağlantısını kestiğine, 4. Sanık ...'un devriye gezen polis aracının nizamiye içerisine girdiğini görmesi üzerine polisleri neden içeri alıyorsunuz, söyleyin çıksınlar, dikkat edin bunlara, bunlarla çatışabiliriz, kantindeki yiyeceği çekirge sürüsü gibi tüketmeyin, bu malzeme bize lazım olacak dediğinin sabit olduğuna, 5. Sanıkların bu şekilde gelen kanunsuz emir karşısında icra hareketlerine başladıklarına, sanıkların eylemlerinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırma veya görevini engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti hükumetini ortadan kaldırma veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, askeri komutanlıkların gasp edilmesi ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarının unsurlarını oluşturduğuna, 6. Sanıkların TCK 309/1, 311/1, 312/1 ve 314/2 maddeleri uyarınca cezalandırılmalarının gerektiğine, 7. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; 1. Tanık beyanlarına göre askeri darbe girişiminin gerçekleştiği olay tarihinde sanıklardan ...'ın elinde kağıtlarla gelerek görevli erlere, emir geldiğini, emrin il jandarma tarafından teyit edilmesinin beklendiğini, silahlı bir şekilde hazır beklemelerini, devletin kurumlarının ele geçirileceğini, bunu devletin bekası, milletin selameti ve terörün bitmesi için yapacaklarını söylediğine, aynı zamanda aşçıya askerlere yemek yapması talimatı verdiğine, diğer sanık ...'e de gazinoda bulunan televizyonu söktürdüğüne, 2. Sanık ... Filizin bu talimat doğrultusunda askerlerin dışarı ile irtibatlarını kesmek ve haber almalarını engellemek amacıyla uydu bağlantısını kestiğine, 3. Sanık ...'un devriye gezen polis aracının nizamiye içerisine girdiği görmesi üzerine "bu polisleri neden içeri alıyorsunuz, söyleyin çıksınlar, dikkat edin bunlara, bunlarla çatışabiliriz, kantindeki yiyeceği çekirge sürüsü gibi tüketmeyin, bu malzeme bize lazım olacak" şeklinde sözler söylediğine, 4. Sanıkların söz konusu eylemlerinin birden fazla tanık tarafından doğrulandığına, 5. Sanıkların bu şekilde gelen kanunsuz emir karşısında icra hareketlerine başladıklarına, sanıkların eylemlerinin bütün halinde "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme" suçunun unsurlarını oluşturduğuna, bu haliyle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin kararının usul ve esasa aykırı olduğuna, 6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "Sanıklar ..., ... ve ... (...)'un aleyhine beyanda bulunan vatani görevlerini yapan askerlerin bir kısmının disiplinsiz davranışları nedeniyle Edremit İlçe Jandarma Komutanlığı'ndan başka birliklere gönderildikleri, bunun üzerine sanıklar tarafından dosyaya sunulan facebook çıktılarından sanıklar aleyhine beyanlarda bulunan askerlerin başka birliklere gönderilmeleri nedeniyle "kardeşliğimizi bozanın kardeşliği bozulsun", "onlara inat canimizi sikmicaz", "6ya 2lerin hepsi sürgünde baba" şeklinde paylaşımlarda bulunduklarının anlaşıldığı, aleyhte beyanda bulunan askerlerin bir kısmının askeri disiplinle bağdaşmayacak nitelikte davranışlarının, sadece sanıkların savunmalarıyla değil, olaya bizzat şahit olan rütbeli personelin anlatımlarıyla da sabit olduğu, bu disiplinsiz davranışların darbe girişiminden sonraki tarihlerde gerçekleştiği, bu durumun sanıkların savunmalarında aleyhlerine beyanlarda bulunan askerlerin bu şekilde beyanda bulunmalarının husumete dayalı olduğu yönündeki savunmalarını güçlendirdiği, darbe girişiminden 2 gün sonra izinden dönerek görevine başlayan Edremit İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı İbrahim Serhan A.'nun mahkememiz huzurunda verdiği ifadesinde; birliğe döndükten sonra çok kişi ile konuştuğunu ve bunların içerisinde bölükte askerlik yapan erlerin de olduğunu, hiç kimseden o gece olumsuz birşey yaşandığına dair bilgi almadığını beyan ettiği, darbe girişiminin üzerinden yaklaşık 5 buçuk aylık bir süre geçtikten sonra ve bu dilekçeyi veren askerlerin terhisine yakın bir tarihte 29.12.2016 tarihinde sanıklar hakkında şikayet dilekçesi vermelerinin hayatın olağan akışı, olayın vehameti nedeniyle devlet kurumlarının gösterdiği refleksle uyumlu olmadığı, zira Van il merkezine yakın sayılabilecek bir ilçe olan Edremit ilçesinde askerlik görevlerini yapan bu kişilerin bu 5 buçuk aylık süre zarfında Van il merkezine gelerek ilgili kurumlara başvurmalarının mümkün olduğu, aleyhe beyanda bulunan askerlerin bir kısmının o gece kanunsuz bir emir verilirse gerekirse sanıklara silahla direnecekleri yönünde aralarında karar aldıklarını beyan etmeleri karşısında, bu dirayeti göstermeyi kararlaştırmış kişilerin sanıklar hakkında 5 buçuk ay bekledikten sonra terhislerine yakın ve idari tahkikatın yapıldığı bir tarihte şikayette bulunmalarının samimi ve inandırıcı olmadığı yönünde mahkememizde vicdani kanaat oluştuğu, sanık ... (...)'un o gece Edremit İlçe Jandarma Komutanlığı'nı kontrol amacıyla gelen polis ekibine yönelik söylediği iddia edilen sözlerin aleyhe tanık beyanları dışında somut bir delille ispatlanamadığı, emniyet birimleri tarafından bu olayın gerçekleştiğine dair herhangi bir tutanak tutulmadığı ve dosyaya sunulmadığı, gelen polis ekibini karşılayan rütbeli personeller ... K., ... K. ve ... H.'nin beyanlarından sanık ... (...)'un o esnada nizamiyeye yakın bir yerde olmadığının ve polis ekibiyle diyaloğa girmediğinin anlaşıldığı, sanık ... F.'nin er gazinosunda bulunan televizyona takılı uydu cihazını söküp rütbeli personelin bulunduğu gazinoya götürdüğü yönünde herhangi bir tereddütün bulunmadığı, gerek sanık savunmasının gerekse de lehe ve aleyhe beyanda bulunan tanık anlatımlarının bu durumu doğruladığı, sanığın rütbeli gazinosunda bulunan Digitürk yayınının gitmesi nedeniyle uyduyu denemek amacıyla götürdüğü ve uydunun çalışmaması nedeniyle tekrar er gazinosundaki televizyona kısa bir süre sonra taktığı yönündeki savunmasının aksini kabule el verecek somut bir delilin olmadığı, aleyhe beyanda bulunan tanıkların, sanığın bu hareketini haber almayı engelleme amacıyla yaptığı hususunun soyut iddiadan öteye gitmediği, böylece sanıkların darbe girişimine iştirak ettiklerinin kabulüne imkan verecek şekilde icra hareketlerine başladıklarına dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyete yeterli, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği, ayrıca sanıkların Fetö/Pdy silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden istikrar kazanmış yargısal kararlarda esas alınan kriter ve delillerin sanıklar hakkında bulunmadığı (ByLock kaydı, Bank Asya hesabı, aleyhe itirafçı beyanları, gizli tanık beyanları, vs.) anlaşılmakla; sanıkların üzerilerine atılı "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırma veya Görevini Engellemeye Teşebbüs Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini Ortadan Kaldırma veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Askeri Komutanlıkların Gasp Edilmesi ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçlarından cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasının mahkememizce yapılan yargılamaları neticesinde sanıkların 5271 Sayılı CMK'nun 223/2.e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." Tespitlerine yer verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanıklar Hakkında Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırma veya görevini engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti hükûmetini ortadan kaldırma veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, askeri komutanlıkların gasp edilmesi, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından yargılanan sanık ...'in kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156 ncı maddesi uyarınca da re'sen müdafi görevlendirilmediği, sanığa isnat edilen suçun niteliği dikkate alındığında, Anayasanın 36 ncı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasını netice verecek biçimde müdafi hazır bulundurulmaksızın hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmiş ise de, 5271 sayılı Kanun'un 290 ıncı maddesi içeriğine göre sanığın yararına olan iş bu hukuk kuralına aykırılığın, sanık aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet savcısına ve katılan vekillerine bir hak vermeyeceği gözetilerek bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanıklar hakkında; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; katılan T.C. Cumhurbaşkanlığı vekili, TBMM Başkanlığı vekili ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2018/2892 Esas, 2019/905 sayılı Kararında katılan T.C. Cumhurbaşkanlığı vekili, TBMM Başkanlığı vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Van 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2024 tarihinde karar verildi.