Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2025/1477 E. , 2025/12522 K. "İçtihat Metni" İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/60 E., 2024/42 K. SUÇLAR : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya göre
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2025/1477 E. , 2025/12522 K. "İçtihat Metni" İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/60 E., 2024/42 K. SUÇLAR : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme HÜKÜM : 1- Sanıklar ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan ayrı ayrı; TCK’nın 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet 2- Sanık ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme suçundan; TCK’nın 309/1, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, 39/1-2.c, 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet 3- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan ayrı ayrı; CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat 4- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından ayrı ayrı; CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereğince temyiz incelemesi sonrasında dosyanın gönderildiği Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süreleri, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık ... müdafii Av. ... tarafından 24.06.2024 tarihinde, sanık ... müdafii Av. ... tarafından ise 14.05.2024 tarihinde verilen temyiz dilekçelerinin yasal süresinden sonra verildiği görülmüş ise de; sanık ... ve müdafii Av. ... ile sanık ... ve müdafii Av. ... tarafından temyiz nedenlerini içerir temyiz dilekçelerinin yasal süresi içerisinde verildiğinin ve taraflarının yargılamanın aynı sujesini oluşturduğunun anlaşılması karşısında temyiz istemlerinin süresinde olduğu kabul edilmekle; O yer Cumhuriyet savcısının beraat kararı verilen sanıklar yönünden, katılanlar vekilinin ise tüm sanıklar yönünden Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmarı gerektiğinden bahisle aleyhe temyiz isteminde bulundukları, mahkumiyet hükümlerine yönelik de ayriyeten sanıklar ve müdafiilerince temyiz isteminde bulunduğu görülmüş ise de; karar başlığında temyiz incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinde yer alan hüküm niteliğindeki kararlara yer verilmiş, bir kısım sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen tefrik kararlarının hüküm niteliğindeki kararlardan olmaması ve mezkur suçtan zamanaşımı süresince mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görüldüğünden temyiz incelemesine yer olmadığına, silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından dosyanın İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, I. Sanıklar hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan kurulan hükümlere yönelik T.C. ... vekilinin, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan kurulan hükümlere yönelik TBMM Başkanlığı vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçu bakımından katılan T.C. Cumhurbaşkanlığının, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçu bakımından TBMM Başkanlığının doğrudan zarar gören sıfatları ve davaya katılma hakları bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE, II. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Anılan suçlardan verilen beraat kararlarının gerekçesine yönelmeyen temyiz istemlerinde sanıkların hukuki menfaati de bulunmadığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE, III. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme verilen beraat kararlarına yönelik; sanıklar ... ve ... hakkında hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve sanık ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanıklar ..., ... ve ... ile müdafiilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE, Diğer temyiz istemleri ile ilgili olarak temyizin reddi sebepleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 14.07.2017 gün ve 2017/1443-4758 sayılı Kararında açıklandığı üzere; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirme veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önleme amacını gerçekleştirmek için TBMM’ye ve T.C. Hükümetine yönelen saldırıların, bütün olarak Anayasayı ihlal suçunu oluşturacağı, TCK’nın 311 ve 312. maddeleri kapsamında tanımlanan suçların, bu amaçlar dışında TBMM’nin ve T.C. Hükümetinin Anayasaya uygun bir şekilde görevlerini yerine getirmelerini engelleme hallerinde oluşacağı, aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasayı ihlal suçunun tüm unsurlarıyla gerçekleştiği durumlarda, sanıkların ayrıca TCK’nın 311 ve 312. maddelerinde düzenlenen suçlardan cezalandırılamayacağının, yine TCK’nın 314. maddesinde tanımlanan suçun, Devletin güvenliğine, toprak bütünlüğüne, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçları işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütlerin kurucularını, yöneticilerini ve üyelerini cezalandırmaya yönelik hazırlık hareketlerini oluşturan ve bu nedenle TCK’nın 309. maddesinde düzenlenen amaç suç ile aralarında geçitli suç ilişkisi olan bir suç tipi olması sebebiyle sanıkların silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan da cezalandırılamayacağının belirtilmesi karşısında; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık ... hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi sonuca etkili görülmemiştir. Somut darbe teşebbüsü, TCK’nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıktığından örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulunduğu mahal ve konumuna uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai (ya da garantör olunan hallerde ihmali) harekette bulunan sanıklar ... ve ...’ın icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurdukları gözetilerek TCK’nın 37. maddesi kapsamında “doğrudan fail” olduklarının, öte yandan sanık ...’ün suç işleme karar ve iradesine katıldığının kanıtlanamamış olmasına, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, özellikle mahallinde kabullendiği görevin, amaç suça sunduğu katkının tek başına vahamet arz etmediği gibi fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduklarından da bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına nazaran, zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eylemlerinin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK’nın 39/2-c md.) suretiyle Anayasayı ihlal suçuna yardım etmek kapsamında kaldığının, bilgi düzeyi, gördüğü eğitim, yaşı, rütbe ve görevi, içinde bulunduğu sosyal ve kültürel çevre koşulları gibi kriterler çerçevesinde yapılan ex ante değerlendirme itibariyle, mevcut irade ve bilgilerini, eylemin haksızlığını algılama, davranışlarını bu algılama doğrultusunda yönlendirme ve böylece haksızlığı tercih etmeme bakımından kendisinden beklenebilen tercih ve tutum noktasında kullanmadığına, bu nedenle bir hukuka uygunluk sebebi olarak “Yetkili amir tarafından verilen ve yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan, hizmete ilişkin emrin ifasının (TCK’nın 24. md.) maddi şartlarında kaçınılmaz bir yanılgıya düştüğünün” kabulüne imkan bulunmadığından TCK’nın 30. maddesinin de tatbik şartlarının oluşmadığının tespit ve takdirinde de bir isabetsizlik görülmemekle, Bozma üzerine yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan mahkumiyet kararı verilen sanıklar ... ve ...’ın eylemleri ile Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme suçundan mahkumiyet kararı verilen sanık ...’ün eylemlerinin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uygun yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirmek suretleriyle uygulandığı, sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı; örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar oldukları, darbe teşebbüsünü planlama ve karar aşamasına katıldıkları kanıtlanamayan, verildiği anda hizmete ilişkin olmadığı ve adli veya askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu açıkça belli olmayan emir doğrultusunda suç işleme ya da suça yardım etme kastı ile hareket etmedikleri anlaşılan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçları yönünden kastlarının bulunmadığı gerekçe gösterilerek verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; Katılanlar T.C. ... ve TBMM Başkanlığı vekilinin, O yer Cumhuriyet savcısının, sanıklar ..., ... ve ... ile müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle mahkûmiyet ve beraate ilişkin hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.