Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2026/1644 E. , 2026/9080 K. "İçtihat Metni" İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2018 tarihli, KARARI : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 30.09.2020 tarihli, 2019/40 esas, 2020/826 sayılı kararı TALEBE KONU HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nı
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2026/1644 E. , 2026/9080 K. "İçtihat Metni" İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2018 tarihli, KARARI : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 30.09.2020 tarihli, 2019/40 esas, 2020/826 sayılı kararı TALEBE KONU HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 15.04.2025 tarih, 2022/18817 esas, 2025/11019 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.02.2026 tarihli ve KD - 2025/153119 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavılığı'nın itiraz yazısı üzerine dava dosyası incelenip gereği düşünüldü: I- İTİRAZIN KONU VE KAPSAMI: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.02.2026 tarihli ve KD - 2025/153119 sayılı yazısında: "Sanık müdafiinin temyiz aşamasında 06.06.2022 tarihli dilekçesinde "müvekkil salt dini duygular ile ifa ettiği davranışlar hakkında TCK'nın 221/4. maddesi kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yaralanarak yeniden ifade verme arzusundadır. Yine kökleşmiş Yargıtay kararları uyarınca bu imkandan hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yararlanılabilir. Halen mahkeme kararı kesinleşmemiş olmakla yeniden ifadesinin alınması amacıyla hükmün bozulmasını talep ediyoruz." şeklindeki anlatımıyla sanığın etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirmesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırılık oluşturmaktadır. Açıklanan nedenlerle Yüksek Daire kararına karşı sanık ... lehine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur. SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. İtirazımızın KABULÜ ile, 2.Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 15.04.2025 tarihli ve 2022/18817 esas, 2025/11019 sayılı ONAMA kararının KALDIRILMASI, 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 30.09.2020 tarihli ve 2019/40 esas, 2020/826 sayılı istinaf isteminin esastan reddine dair kararın BOZULMASI, 4. İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, Arz ve talep olunur." denilmek suretiyle Daire kararının kaldırılması ile hükmün onanmasına ilişkindir. II- GEREKÇE: Sanık müdafinin 06.06.2022 tarihli dilekçesiyle sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan etmesi karşısında; sanığın duruşmada hazır edilerek yeniden savunması alınmak suretiyle verdiği bilgilerin örgütte geçirdiği süre, konum ve faaliyetleri itibariyle yeterli olup olmadığı değerlendirilip, eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği de ilgili birimlerden sorularak sonucuna göre hakkında 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi gerekmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III- KARAR: 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ ile oy birliğiyle KABULÜNE, 2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 15.04.2025 tarih, 2022/18817 esas, 2025/11019 karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde açıklanan sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Silahlı terör örgütüne üye olmaktan Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesince kurulan mahkûmiyet, istinafta esastan reddedilmiş ve Yargıtay 3. Ceza Dairesince 15.04.2025 tarihinde onanmıştır. Sanık müdafii temyiz aşamasındaki 06.06.2022 tarihli dilekçesinde müvekkilinin TCK 221/4 kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanmak ve yeniden ifade vermek istediğini bildirmiş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu beyanın araştırılmaması nedeniyle onama kararına karşı sanık lehine CMK 308 itirazında bulunmuştur.
Hukuki İlke: Hüküm kesinleşinceye kadar etkin pişmanlık iradesi bildirilebilir; sanığın etkin pişmanlıktan yararlanma isteği hâlinde duruşmada hazır edilip beyanı alınmalı, verdiği bilgilerin örgütte kaldığı süre, konum ve faaliyetlerine uygun ve eldeki bilgilerle örtüşür nitelikte olup olmadığı ilgili birimlerden sorulup değerlendirilmeden TCK 221/4 tartışılmadan hüküm kurulamaz.
Uygulama Sonucu: İtirazın kabulü ve bozma: Dairenin onama ilamı kaldırılmış, etkin pişmanlık beyanı usulünce araştırılmadan kurulan hüküm CMK 302/2 uyarınca bozularak dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
Dava Strateji Notu: Terör örgütü üyeliği dosyalarında etkin pişmanlık talebi temyiz aşamasında, hatta onama sonrasında bile sonuç doğurabilir; müdafi bu iradeyi dilekçeyle açıkça kayda geçirmeli, gözden kaçmışsa Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının CMK 308 itiraz yetkisinin harekete geçirilmesi lehe bozma için etkili bir olağanüstü yoldur.