İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2026/508 Karar: 2026/9081 Tarih: 2026

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2026/508 K.2026/9081

3. Ceza Dairesi 2026/508 E. , 2026/9081 K. "İçtihat Metni" İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.06.2019 tarihli, 2018/329 esas, 2019/197 sayılı kararı KARARI : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 03.12.2020 tarihli, 2019/1591 esas, 2020/1364 sayılı kararı TALEBE KONU HÜKÜM : TCK'nın

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2026/508 E. , 2026/9081 K. "İçtihat Metni" İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.06.2019 tarihli, 2018/329 esas, 2019/197 sayılı kararı KARARI : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 03.12.2020 tarihli, 2019/1591 esas, 2020/1364 sayılı kararı TALEBE KONU HÜKÜM : TCK'nın

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2026/508 E. , 2026/9081 K. "İçtihat Metni" İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.06.2019 tarihli, 2018/329 esas, 2019/197 sayılı kararı KARARI : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 03.12.2020 tarihli, 2019/1591 esas, 2020/1364 sayılı kararı TALEBE KONU HÜKÜM : TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddesi delaleti ile 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62... .maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 26.11.2025 tarih, 2025/1480 esas, 2025/26791 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.01.2026 tarihli ve KD - 2021/10119 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavılığı'nın itiraz yazısı üzerine dava dosyası incelenip gereği düşünüldü: I- İTİRAZIN KONU VE KAPSAMI: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.01.2026 tarihli ve KD - 2021/10119 sayılı yazısında: "Dosya kapsamına göre; Örgüte müzahir kurumlarda öğretmen olarak çalışan sanığın, ... Katılım Bankasında yukarı bölümlerde açıklandığı üzere örgütün 1. çağrısından sonra 27.01.2014 tarihinde 31,91 gram hurda altın alım işlemi gerçekleştirdiği ve 25.08.2014 tarihinde 29.712,00 TL'lik bir katılım hesabı açtığı, örgütün 2. çağrısı ile uyumlu düşecek şekilde 26.09.2014 tarihinde 24.862,50 TL'lik ve örgütün 3. çağrı tarihi ile uyumlu olacak şekilde 04.02.2015 tarihinde 500.00 TL'lik katılım hesapları açtığı, sanığın bu şekilde örgütün talimat tarihine uyumlu olacak şekilde hareket ettiği, söz konusu hesap hareketlerinin dosya içerisinde mevcut 28.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda ayrı bir başlık altıda belirtildiği, sanığın anlatıldığı şekildeki eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme suçuna sübut verdiğinde şüphe bulunmadığı anlaşılmakla, dosya kapsamındaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın bu şekilde örgütün 3 çağrısına birden uyumlu olarak ... para yatırma işlemleri nedeniyle ortada herhangi bir şüphe söz konusu olmadığı için silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine dair hükmün onanması gerektiği düşünüldüğünden, Yüksek Dairenin bozma kararına karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca ikinci kez olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak gerekmiştir. Ayrıca bu kapsamda, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak Yargıtay 3. Ceza Dairesince bozma kararı verilmesi üzerine bu ilama karşı suçun sübut bulması nedeniyle onama kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından CMK'nın 308. maddesi uyarınca yapılan itiraz üzerine itiraz olağanüstü kanun yolunun etkisiz hale getirilmesine yol açacak şekilde değişik gerekçeyle bozma kararı verildiği anlaşılmıştır. Yargıtay 3. Ceza Dairesi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık suçun sübut bulup bulmadığına ilişkindir. Dolayısıyla, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 02.12.2024 tarihli ve 2022/27539 esas, 2024/16463 sayılı kararı kapsamında sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği şeklindeki bozma kararına karşı suçun sübut bulması nedeniyle sanık hakkındaki mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak onama kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından CMK'nın 308. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna gidilmiştir. Bu itiraz sonrasında ise, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 26.11.2025 tarihli ve 2025/1480 esas, 2025/26791 sayılı kararı kapsamında silahlı terör örgütüne yardım etme suçunun sübut bulmadığının kabul edilmesi suretiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımızın CMK'nın 308. maddesi uyarınca başvurduğu itiraz kanun yolunun etkisiz hale getirilmesine neden olacak şekilde eksik araştırma gerekçesiyle bozma kararı verildiği görülmüştür. Sanığın mahkumiyet hükmü hakkında onama kararı verilmesi gerektiğine dair Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımızın itirazına ilişkin olarak Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından bu şekilde itiraz kanun yolunun etkisiz hale getirilmesine yol açacak biçimde yeniden ve değişik gerekçeyle bir bozma kararı verilmesi olanaklı görülmediğinden, CMK'nın 308. maddesi uyarınca yapılan itiraz üzerine itirazın kabulüne ya da itiraz reddedilirse dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. Kaldı ki bu ön sorunun değerlendirilmesinin ardından Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından bu şekilde bir karar verilebileceği kabul edilse dahi yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere birinci ve ikinci itirazlarımızda öngörülen gerekçeler kapsamında sanığın sübut bulan eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturması ve dosya kapsamındaki deliller kapsamında sanığın eylemleri konusunda bilirkişi raporu aldırılmasını gerektiren bir durum olmaması nedeniyle ikinci kez yaptığımız itirazın kabul edilerek Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından eksik araştırma gerekçesiyle verilen bozma kararının kaldırılması suretiyle ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak onama kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. İtirazımızın KABULÜ ile, 2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 26.11.2025 tarihli ve 2025/1480 esas, 2025/26791 sayılı BOZMA kararının KALDIRILMASI, 3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 03.12.2020 tarihli ve 2019/1591 esas, 2020/1364 sayılı kararıyla ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmüne yönelik verdiği istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının ONANMASI, 4. İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, Arz ve talep olunur." denilmek suretiyle Daire kararının kaldırılması ile hükmün onanmasına ilişkindir. II- GEREKÇE: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308 inci maddesinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, ceza dairelerinin kararlarına karşı itiraz edebilir; ilgili ceza dairesi itirazı yerinde görürse kararını düzeltir, yerinde görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na göndereceği düzenlenmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Dairemizin ilk itiraz üzerine verdiği karara karşı ikinci kez itiraz ederek, Dairemizce itirazın değişik gerekçe ile kabul edilemeyeceğini, kararın itiraz gerekçesi dışına çıkılarak tesis edildiğini, bu suretle CMK'nın 308. maddesi kapsamında "kabul"den söz edilemeyeceğini ve dosyanın doğrudan Ceza Genel Kurulu'na gönderilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Ceza yargılamasında ve temyiz incelemesinde; hukuki nitelendirme ile bağlı olunmadığı, Yargıtay incelemesinin ileri sürülen sebeplerle sınırlı olmadığı, hukuki denetimin re'sen yapıldığı ve ileri sürülen hukuki nedenlerle bağlı kalınmaksızın dosya kapsamına göre doğru hukuki sonuca ulaşılmaya çalışıldığı açıktır. Bu itibarla, Dairemizce ilk itiraz üzerine verilen kararın, farklı hukuki gerekçeye dayanması, CMK'nın 308. maddesine aykırılık sonucu doğurmayacaktır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı, öz itibarıyla, Dairemizce yapılan hukuki değerlendirmeye katılmamaktan ibaret olup, CMK'nın 308. maddesinin öngördüğü anlamda yeni ve bağımsız bir hukuka aykırılık ortaya koymamaktadır. İtirazın bu haliyle kabulü, Yargıtay dairelerinin hukuki denetim yetkisini, ileri sürülen gerekçelerle sınırlı ve şekli bir incelemeye indirgemek sonucunu doğurması nedeniyle; bu ise temyiz incelemesinin niteliği ve amacıyla bağdaşmaması sonucunu getirecektir. Açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı, hukuki dayanak maddesi olan 5271 sayılı CMK'nın 308 inci maddesine uymadığından yerinde görülmemiştir. III- KARAR: 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 26.11.2025 tarih, 2025/1480 esas, 2025/26791 sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Örgüte müzahir kurumlarda öğretmen olarak çalışan ve katılım bankasındaki hesap hareketleri örgüt çağrı tarihleriyle uyumlu bulunan sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan verilen mahkûmiyet, istinafta esastan reddedilmiş; Yargıtay 3. Ceza Dairesi önce beraat gerektiği, Başsavcılığın ilk itirazı üzerine ise bu kez eksik araştırma gerekçesiyle bozma kararları vermişti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, itiraz yolunun etkisizleştirildiğini ileri sürerek CMK 308 uyarınca ikinci kez itiraz etti.

Hukuki İlke: CMK'nın 308. maddesi uyarınca Başsavcılık itirazı üzerine daire itirazı yerinde görürse kararını düzeltir, görmezse dosyayı Ceza Genel Kuruluna gönderir; ancak temyiz incelemesinde daire ileri sürülen sebeplerle bağlı olmayıp hukuki denetimi resen yaptığından, ilk itiraz üzerine farklı bir hukuki gerekçeyle karar verilmesi 308. maddeye aykırılık oluşturmaz. Dairenin hukuki değerlendirmesine katılmamaktan ibaret olan ve yeni, bağımsız bir hukuka aykırılık ortaya koymayan itiraz yerinde sayılamaz.

Uygulama Sonucu: Ret ve tevdi: Başsavcılığın ikinci itirazı, dairenin resen denetim yetkisini şekli incelemeye indirgeyeceği gerekçesiyle oy birliğiyle reddedildi ve dosya CMK 308/3 uyarınca nihai değerlendirme için Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere tevdi edildi.

Dava Strateji Notu: Banka hesap hareketlerine dayalı örgüte yardım suçlamalarında daire ile Başsavcılık arasındaki sübut uyuşmazlığının Ceza Genel Kuruluna taşındığını gösteren bu karar, müdafiler için iki ders içerir: Yargıtay dairesi itiraz gerekçesiyle bağlı olmadan lehe farklı gerekçe kurabilir ve nihai söz CGK'da olduğundan savunma, CGK aşamasına yönelik ek görüş sunmaya hazırlanmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla