İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/4011 K.2024/2581

Taraflar arasındaki adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/4011Karar2024/2581Tarih26 Eylül 2024Okuma10 dk · 1.971 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2023/4011 E., 2024/2581 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Eylül 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1860 E., 2023/1775 K.
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/307 E., 2022/300 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.971 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin ağabeyi ...'in maliki olduğu taşınmaz üzerine kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmak üzere davalılardan ... ile anlaştığını ancak davalı ...'in Belediyede memur olması sebebi ile sözleşmeyi imzalamayıp bütün sorumluluğun davalı ...'e ait olmak üzere kardeşi davalı ... ile imzalanmasının kararlaştırıldığını, davalı ... ile ... arasında 05.03.2013 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, tarafların gerçek iradelerini yansıtan sözleşmede inşaatın müteahhitlerinin ... ve ... olarak kararlaştırıldığını, kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldıktan sonra,

tarafların gerçek iradelerini ortaya koyan sözleşme şartları madde halinde kat karşılığı inşaat sözleşmesinin fotokopisi üzerine davalı ... tarafından el yazısı ile yazıldığını ve bu şekilde hazırlanan sözleşmenin taraflarca 15.11.2013 tarihinde imzalandığını, bu sözleşmeye göre; yapı müteahhitlerinin ... ve ... olduğu, inşaat yapımında yapılan tüm masrafların ikiye bölüneceği, satışla beraber elde edilecek gelirlerin de ikiye bölüneceği, inşaat bitene kadar tüm ödemelerin ... tarafından yapılacağı, taşınmazların satışıyla paranın ...'in hesabına geçeceği, yapılan masrafların hesaptan düşüleceği, ...'in yapacağı masrafın dahil olduğu,

iskan işleminin sonuna kadar belli bir miktar paranın hesapta tutulacağı, yeni not edilen bağımsız bölüm numaralarının esas olduğu, sığınak alanının ve 6306 sayılı Kanun'a bağlı kira gelirlerinin müteahhitlere ait olduğu, 50.000,00 TL ...’in ihtiyaçları için ...’e verildiği, bu ödemenin inşaat harcaması kapsamında olmadığı, ilk satışta ...’in payından ...'e verileceği, daha önce ... tarafından harcanan 28.535,00 TL ruhsat harcamasının inşaat gideri olduğu hususlarının kabul edildiğini, bu sözleşmeyi ... ve ...’in de aynen kabul edip imzaladıklarını, kat karşılığı inşaat sözleşmesine eklenen bağımsız bölüm vaziyet planı üzerine,

yapı müteahhidine verilecek bağımsız bölümler kısmına, davalılardan ...'in el yazısı ile "...- ..." isimlerini tek tek yazdığını, tarafların inşaatın yapılması için sözleşmeler gereği üzerlerine düşenleri yaptıklarını, 15.11.2013 tarihli sözleşmede yazılı olmadığı halde, sözleşmenin başından beri her türlü emeğini ortaya koyan müvekkilinin projelerin hazırlanması,

bütün ruhsatların alınması ve sair her türlü işlemi yaptığını veya yaptırdığını, inşaatın yapımında da temel atmadan en son yapılan imalatlara kadar bütün safhalarda inşaatın başından hiç ayrılamadığını, anlaşmada inşaat yapım masraflarına katılma yükümlülüğünün olmadığı halde bazı harcamaları da ödediğini, binanın asansörleri için Ransan Grup firmasına 15.06.2014 tarihinde 15.000,00 TL ödediğini, tarafların elbirliği ile 2014 yılı Mart ayında binayı tamamladıklarını, 12 bağımsız bölümün kat irtifakı kurularak tapuya tescil edildiğini,

davalılara güvendiğinden Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereği devredilecek bağımsız bölümlerin tapularını inşaat bittikten kısa bir süre sonra abisi ...'i ikna ederek görünürdeki müteahhit ...’e devrini sağladığını, tapuları üzerine alan davalı ...'in bağımsız bölümleri tek tek üçüncü şahıslara satmaya başladığını, davalıların 23.06.2014 tarihinden itibaren müvekkiline hiçbir bilgi vermediklerini, davalılar bu bağımsız bölümleri satarken müvekkilinin onayını almadıkları gibi satışlarla ilgili herhangi bir bilgi de vermediklerini, davalıların ...'e imzalattıkları 25.12.2014 tanzim,

10.06.2015 tarihli ve 100.000,00 TL bedelli bononun alacaklısı ... tarafından tahsile konulduğunu ve bu senedin ... tarafından 11.06.2014 tarihinde ödendiğini ileri sürerek; hesaplama yapılırken bu ödemenin de nazara alınmasını ve ortaklık sözleşmesinden doğmuş olan kâr payı alacağından fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 100.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili; sözleşmenin arsa sahibi ... ile ... İletişim ... arasında imzalandığını, davalının ... İletişim ... olarak gösterilmesi gerekirken, ... ve ... olarak gösterilmesi nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, arsa sahibi ... ile ... arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davacının ortak olmasının söz konusu olmadığını, inşaatın tüm aşamalarında, ...

İletişim ... adına işlemlere başlandığını ve bitirildiğini, inşaat ile ilgili tüm harcamaların ... İletişim ... şahıs şirketi üzerinden yapıldığını, çalıştırdığı işçiler için SGK açılışını, bu işçilerin sigortalarını, ilgili belediyeye ruhsatlar için yaptığı başvuruları, vergisel bildirimleri, işçilere ödenen iş ücretlerini, aldığı malzemelerin bedellerini vs. tüm harcamaları ...

İletişim ... şahıs şirketi üzerinden yapıldığını, adi ortaklık kapsamında bir harcamasının mevcut olmadığını, yapı kullanım izin belgesi, yapı ruhsatı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi, ilgili ifraz işlemleri için arsa sahibi tarafından verilen düzenleme şeklinde vekaletname, Sosyal Güvenlik Kurumu Kayıtları, işçi bordroları, hafriyat toprağı taşıma belgesi ve bu taşıma sonrası yapılan ödemeler, yapı denetim evrakları, inşaat şantiye elektrik su faturalarına ilişkin ödeme dekontları, Yapı Net KÇ İnş.

San. ve Tic. A.Ş. isimli şirketten alınan ve inşaatta kullanılan bilumum malzeme bedellerine ilişkin ödemeler, su, pis su ve elektrik tesisatı işlerine karşılık yapılan ödemeler, inşaatın ince işçiliği ile ilgili ödeme belgeleri, mermer alımı ve ödemesine ilişkin belgeler, marangoz imalatlarına ilişkin ödeme belgeleri, beton ve demir alımına ilişkin faturalar ve arsa sahibi ... ile imzalanmış belgeler incelendiğinde tüm işlemlerin ...

İletişim ... adına yapıldığını, karşı tarafın inşaata yaptığı bir katkının olmadığını, talebi üzerine arsa sahibinin ihtiyaçları nedeniyle arsa sahibine değişik tarihlerde nakit para verildiğini, 05.03.2013 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi üzerine el yazısı ile yazılan ifadelerin hukuki hiçbir geçerliliği olmadığı gibi bu yazıların altında müvekkillerinin imzasının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda taraflar arasındaki adi ortaklığın feshine ve tasfiyesine, davacının alacağa ilişkin istemin ıslah edilmiş haliyle kabulüne, tasfiye alacağı olarak 701.011,11 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili; reeskont faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, ticari nitelikte dairelerin yapım- satımı işi olduğunu, müvekkilinin müteahhit olupunu, İstanbul Ticaret odasına kayıtlı olduğunu, işin niteliğinin de dairelerin satışından elde edilecek kazancın karı olduğunu ileri sürerek, kararın düzeltilmesini istemiştir.

2. Davalı vekili; ...

Noterliğince düzenlenen 05.03.2013 tarihli sözleşme üzerindeki el yazısının müvekkilleri tarafından kabul edilmediğini, her sayfanın altında müvekkilinin imzasının olmaması nedeniyle hukuken bir geçerliliğinin bulunmadığını, ... ile ... arasında 05.03.2013 tarihli sözleşme gereğince ...'in yerine getirmesi gereken edimi yerine getirdiğini, inşaatın yapımının iskan alacak şekilde tamamlandığını, arsa sahibi yüklenici olarak ... dışında birisini belirlemek isteseydi onu da noter huzurunda yapılan sözleşmede göstereceğini,

noter huzurunda yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin davalılardan ... ile yapıldığını ve ...'e yükümlükler yüklediğini, davacının veya oğlunun sadece inşaatın sahibi ile aracı olması onu adi ortak konumuna koymayacağını, davacının ne emek ne de mal olarak bir katkıda bulunmadığını, ...'in sözleşme üzerinde el yazısı ile yazılan beyanların son sayfasında şahit olarak imza attığını, davacı tarafın iddiasını ispatlayamadığını, taraflar arasında bir adi ortaklık varsa bu adi ortaklığın ..., ... ve ... arasında olması gerektiğini,

ortada adi ortaklığa dair taraflar arasında bir sözleşme olmadığı halde el yazısı ile yazılan ibarelerin tek taraflı yorumlanarak sadece ... 'in adi ortak olarak kabul edilip, ...'in sırf devlet memuru olduğu için adi ortak kabul edilmemesinin hakkaniyete uygun olmadığını, bilirkişi raporlarındaki itirazlarının dikkate alınmadığını, kat karşılığı inşaat sözleşmesi üzerine adi ortaklığa ilişkin el yazısı ile yazılan 6 numaralı maddede: " 50.000,00 TL ...'ın ihtiyaçları için ...'a verilmiştir. ..." ibaresi olmasına ve söz konusu inşaat kapsamında verilen bir bedel olmasına rağmen bilirkişinin bu konuda bir değerlendirmede bulunmadığını,

bilirkişi raporunda yapılan imalatların hatalı ve eksik olarak hesaplandığını, yıkımı yapılan inşaat alanının eksik hesaplandığı, müteahhit kârı eklenmeden kâr hesabı yapıldığını, fark maliyetlerinin alacak olarak hesaba katılmadığını, kira gelirlerinin rayiç oranlar dikkate alınarak hesaplanmasının gerektiğini, 17.10.2015 tarihinde kısmi dava olarak açılan davadaki bakiye alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra ıslah talebimde bulunmasını kabul etmediklerini savunarak, kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla. Sultanbeyli .... Noterliğinin 05.03.2013 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinde, sözleşmenin arsa sahibi ... ile ...

İletişim ... ünvanlı firma adına ... arasında arsa niteliğindeki taşınmaz üzerinde krokide belirlenmiş şekilde zemin kat dahil 4 katlı ve her katta 3 bağımsız bölüm bulunmak üzere toplam 12 bağımsız bölümlü bir bina inşa edileceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafça dayanılan ve adi ortaklığa esas olduğu iddia edilen sözleşmeye; kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 1/2. sayfasının alt kısmına el yazısı ile; "bu kat karşılığı inşaat sözleşmesinde yapı müteahhidi ... ve ...'dir.” yazılı olduğu, bu sayfanın imzalı olmadığı,

sözleşmenin teknik ve özel şartlara ilişkin sayfasının altında "inşaat bitene kadar tüm ödemeleri ... yapacaktır. satışla para ...'in hesabına geçecektir.” yazılı olduğu, bu sayfanın da taraflarca imzalanmadığı, sözleşme ek emlak vergisi bildirimine ilişkin noter makbuzunun yanına, sayfa boşluğuna yanlamasına "3-yapılan masraf hesaptan düşülecektir. ...'ın yapacağı dahildir. iskan işleminin sonuna kadar belli bir miktar para hesapta tutulacaktır.” yazıldığı ve taraflarca imzalanmadığı, noter sözleşmenin paylaşım krokisinin altına "4-yeni not edilen bağımsız bölüm numaraları esastır. sığınak alanı müteahhitlere aittir.

5-6306 sayılı yasaya bağlı kira gelirleri müteahhide aittir." cümlelerinin yazıldığı, taraflarca imzalanmadığı, ayrıca ayrı bir kağıda başlık olmaksızın "6-50.000,00 TL ...'ın ihtiyaçları için ...'a verilmiştir. bu ödeme inşaat harcaması kapsamında değildir. ilk satışta ...'ın payından ...'e verilecektir. 7-daha önce ... tarafından harcanan 28.535,00 TL ruhsat harcaması inşaat gideridir. ikiye bölünecektir.

8-özet olarak harcama ve gelir ortaklığı esastır. (not: inşaat bitene kadar) harcamaları ... yapacaktır. ilk gelirler- her satışta- ...'in durumu öncelikli olacaktır. gelirden ...'ın yapması gereken harcamalar ve ...'in payına düşen harcama tutarı (...'e verilecektir. kalan tutar iskânın durumuna bağlı değerlendirilecektir.” cümlelerinin yazıldığı, alt kısımda ise müteahhit ..., müteahhit ... tarafından imzalandığı ve şahit olarak ... ve ... tarafından imzalandığı, arka sayfasının ise yine aynı şekilde imzalandığının görüldüğü,

Mahkemece dinlenen tanık beyanları ile sözleşme sayfa boşluklarına yazılan adi ortaklık sözleşmesine ilişkin düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde davalı ...'in belediyede memur olarak çalışması nedeniyle inşaat işleriyle kardeşi ...'in ilgilendiği, kat karşılığı inşaat sözleşmesinde yüklenici ... olduğu halde inşaatın yapılması konusunda adi ortaklık hususunda anlaşma yapıldığı, bu nedenle davalıların sübuta yönelik istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, varlığı anlaşılan sözleşmede inşaat masraflarının ve gelirin ikiye bölüneceğinin kararlaştırıldığı,

davalı ... tarafından bu belirlemelerin altına imza atılmak suretiyle sözleşmeye geçerlik tanındığı, sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesi sonunda bilirkişiler tarafından masrafların ve gelirin hesaplandığı, adi ortaklığın tasfiye edilmemesi nedeniyle zamanaşımı süresinin dolmadığı, Mahkemece ilk verilen red kararı sonrası verilen kaldırma kararı ile tahkikata devam edildiğinden ıslahın usule aykırı olmadığı, tarafların tacir olmadığı ve davaya konu sözleşmenin ticari işten kaynaklanmadığından davacının faize ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Taraf vekilleri istinaf sebeplerini tekrar ederek, kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620 vd. maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Adi ortaklık sözleşmesi iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir.

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında, adi ortaklığın davalılar ve davacı arasında kurulduğu kabul edilip taraflar arasındaki sözleşmede inşaat masraflarının ve gelirin ikiye bölüneceğinin kararlaştırıldığı gerekçesiyle hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alındığı görülmüştür. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalarda davalı ...'in hesaplamalara dahil edilmediği müteahhit olarak dahi gösterilmediği sadece davacı ... ile davalılardan ... yönünden hesaplama yapıldığı halde hükümde davacının alacağı yönünden davalı ... tarafından bu belirlemelerin altına imza atılmak suretiyle sözleşmeye geçerlilik tanındığı gerekçesiyle davalı ... adi ortaklıkta ortak olarak kabul edilmediği halde sorumlu kabul edilmesi doğru görülmemiştir.

3. O halde İlk Derece Mahkemesince, davaya konu adi ortaklık ilişkisinin kimler arasında kurulduğu hususu tarafların beyanları ve tüm dosya kapsamı ile netleştirildikten sonra davacının talep edebileceği miktara ilişkin olarak, öncelikle tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda tarafların itirazlarını karşılayan, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli şekilde bilirkişiden rapor alınması ve hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

4. Bozma nedenine göre, davacı tarafın tüm, davalı tarafın sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371 inci maddesi uyarınca davalılar yararına BOZULMASINA,

3. Bozma sebebine göre, davacı tarafın tüm, davalıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/4011, K. 2024/2581, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4011
Karar No
2024/2581
Tarih
26 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/4012 K.2024/13545
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/4012 K.2024/8459
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/4013 K.2024/7825
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/4013 K.2024/5962
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/4013 K.2024/2380
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/4014 K.2024/6232

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.