İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/4315 K.2024/2662

Taraflar arasında birleştirilerek İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak ve menfi tespit davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk…

Esas2023/4315Karar2024/2662Tarih30 Eylül 2024Okuma6 dk · 1.124 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2023/4315 E., 2024/2662 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Eylül 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/142 E., 2023/209 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.124 kelime·6 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak ve menfi tespit davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı vekili asıl davada; 2012 yılında müvekkilinin hastanesinde yatan hastalar için yazılan reçetelerdeki ilaçların, hastane eczanesince karşılanmasının zorunlu olmasına rağmen sözleşmeli eczanelerden aldırıldığı gerekçesiyle davalı Kurumca serbest eczanelere ödenen 4.699.569,17 TL bedelin talep edildiğini, ancak bu miktardan 1.842.054,74 TL tutarındaki ilaçların ihale ve doğrudan alım yöntemi ile temin edilemediğinin başhekimlikçe belgelendirildiğini ileri sürerek; geri kalan 2.857.541,43 TL tutardan, 09.04.2016 günü davalının yaptığı 2.329.367,85 TL kesintiye ilişkin alacağın, kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

2. Davacı vekili birleşen davada; asıl dava ile aynı nedenle kesinti yapılacağı bildirilen ancak henüz tahsil edilmemiş olan toplam 1.492.029,25 TL için borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; yapılan işlemin mevzuat ve sözleşmeye uygun olduğunu savunarak davaların reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli ve 2018/219 E., 2019/122 K. sayılı kararıyla; alınan bilirkişi raporlarında davacı hastanenin yapılan sözleşme ve sağlık uygulama tebliğine aykırı hareket etmediğinin sabit olduğu, bu haliyle davacıdan yapılan kesintilerin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 22.05.2019 tarihli ve 2019/1104 E., 2011/1097 K. sayılı kararıyla; alınan bilirkişi heyet raporuna göre kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 21.01.2021 tarihli ve 2020/1515 E., 2021/315 K. sayılı ilamıyla; reçetelerin usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediğinin bilirkişilerce değerlendirilmesi yerinde ise de, davalının tüm iddialarını karşılar şekilde rapor hazırlanmadığı,

davalı reçeteler usulüne uygun şekilde düzenlenmişse de, SUT hükmüne göre hastaneye yaptığı ödemenin ilaç ücretleri yönünden mükerrer olduğunu, hastaların yatan hasta olmaları nedeniyle tüm giderleri için hastaneye paket fiyat üzerinden ödeme yapıldığını, ancak hastane tarafından karşılanamayan ilaçlar nedeniyle serbest çalışan eczanelere tekrar ödeme yapmak durumunda kalındığını beyan ettiği, alınan bilirkişi raporunda davalının bu savunmaları değerlendirilmediği için yetersiz olduğu, Mahkemece SUT’un 6.1.1.B maddesi ve ilgili mevzuat hükümlerinde yetkin;

sayıştay denetçisi, hastane yöneticisi ve SGK mevzuatında uzman doktor kişilerden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden reçeteler tek tek değerlendirilmek suretiyle, kesinti yapılan her reçete yönünden hastaların yatan hasta olup olmadığı, yatan hasta değillerse veya taburcu edildikleri tarihte reçeteleri yazılmışsa kesintinin yerinde olup olmadığı, kesintinin yatan hastaların hastanece karşılanmayan ilaçlarına ilişkin olup olmadığı tartışılarak,

tarafların Mahkemece alınan bilirkişi raporlarına karşı yaptıkları itirazlar da değerlendirilmek suretiyle, tereddüde yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı denetime uygun bir rapor aldırılması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiğinden bahisle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı sonrasında aldırılan 10.04.2023 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak; asıl davanın kısmen kabulü ile davalı idarenin yaptığı yersiz fazla kesinti nedeniyle davacıya 2.061.607,70 TL borçlu olduğu, birleştirilen menfi tespit davasının kısmen kabulü davacı idarenin davalı idareye borcunun bulunmadığına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili; faturaların içeriği, kullanılan ilaçlar ve teşhisin uyumlu olup olmadığı gibi işin esasına ilişkin hususlarda ihtilaf yokken sadece ilaç temininde ihale veya doğrudan alım yapılmadığı gibi şekilden ibaret bir gerekçeyle ödenmemesinin hukuken izahı olmadığını, kısmen reddedilen miktar yönünden kararın bozulması gerektiğini, bilirkişi raporuna itiraz neticesinde dosyada alınan ek raporda birleştirilen menfi tespit davasında ise davacı idarenin davalı idareye borcunun bulunmadığı yönünde görüş bildirildiğini,

bu raporu dikkate alarak tahakkuk miktarının ya davalı idarece kesilen 2.329.367,85 TL'nin ya da henüz kesilmemiş olmakla birlikte tahakkuk ettirilmiş olan 1.492.029,25 TL'nin birinden düşülmesi gerekirken, ikisinden birden düşülmesine karar vererek mükerrer kesintiye yol açtığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili; bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, bozma ilamını karşılamadığını, hastanenin ileri sürdüğü gerekçeler ve bilirkişi raporuna istinaden yapılan değerlendirme sonucunda fakülte hastanesinin daha önceki iddialarında 2012 yılında 2 adet ihale ve birçok doğrudan temin yapıldığını, yapılan ihalenin 3 ay içerisinde sonuçlandığından serbest eczanelere reçete edilerek hastaların tedavisinin sağlandığının belirtildiği göz önünde bulundurulduğunda hastane yönetiminin zamanında ilaçların temini ile ilgili ihaleye çıkmamasının o idarenin sorumluluğunda olduğunu, ihaleye çıkılmadığı durumlarda doğrudan alım yöntemi temin edilmesi mümkün olduğu halde bu yola başvurmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık; davacı tarafından tedaviler sırasında kullanılan ilaçların davalı Kuruma fatura edildikten sonra bir kısım faturalarında kesinti yapılması nedeniyle kesinti bedelinin iadesi ve kesinti yapılacağı bildirilen bedeller yönünden borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)'nın 298 inci maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1. Bir Mahkeme hükmünde, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

Zira, tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

2. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında ise; İlk Derece Mahkemesince kararın gerekçesinde bilirkişi raporunda asıl davaya ilişkin olarak davalı idarenin yaptığı yersiz fazla kesinti nedeniyle davacıya 2.061.607,70 TL borçlu olduğu, birleştirilen menfi tespit davasında da davacı idarenin davalı idareye borcunun bulunmadığı yönünde tespitte bulunulduğu belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında birleştirilen menfi tespit davasının da kısmen kabulüne ilişkin karar verilmek suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulduğu anlaşılmakla, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3. Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi uyarınca usulden BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

2. Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/4315, K. 2024/2662, 30 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VI. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4315
Karar No
2024/2662
Tarih
30 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/4315 K.2024/6086
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/4316 K.2024/6264
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/4317 K.2024/6272
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/4317 K.2024/3717
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/4318 K.2024/6270
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/4319 K.2024/2554

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.