KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/2331 E., 2025/1233 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2207 E., 2024/789 K.
- Dava tarihi
- 30.06.2020
- İlk derece mahkemesi
- Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/146 E., 2022/249 K.
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan borç para talep ettiğini, davalının karşılığında davaya konu taşınmazları kendisine ya da kendisinin belirlediği kişilere devretmesini istediğini, müvekkilinin de davalının talebini kabul ederek aldığı 1.180.000,00 TL karşılığında kendisi, eşi ve arkadaşları adına kayıtlı taşınmazları devrettiğini, müvekkilinin yaklaşık 9 ay sonra davalıdan aldığı parayı 120.000,00 TL fazla ödeyerek iade ettiğini, ancak davalının taşınmazları müvekkiline devretmediğini, bunun üzerine davalı hakkında Gaziantep Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunduğunu ileri sürerek; müvekkilinin davalıya ödemiş olduğu 1.300.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmazların adına kayıtlı olmaması nedeniyle davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında borç alıp verme ilişkisinin bulunmadığını, davacının bahsettiği taşınmazların satışına aracılık ettiğini, Savcılıkta verdiği ifadelerinde taşınmazların borç karşılığı emaneten devredildiğine ilişkin beyanda bulunmadığını, davacının iddia ettiği inanç sözleşmesini ispatlamakla yükümlü olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı alacak talebine ilişkin olduğu, davalı vekilinin süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunduğu, davacının Gaziantep Cumhuriyet Savcılığının 2010/21859 soruşturma dosyasında davaya konu ettiği alacak nedeniyle 02.06.2010 tarihinde şikayetçi olduğu, dava tarihi itibariyle sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı alacaklar için öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, davalının kendisine borç para vermesi karşılığında taşınmazlarını devir ve borç ödendiğinde tekrar davacıya devri konusunda anlaştıklarını dolayısıyla inanç sözleşmesine dayandığı, Mahkemece taraflar arasındaki ilişkinin inançlı işlem olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın buna göre çözümlenmesi gerekirken, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre karar verilmesinin doğru olmadığı,
ancak dava konusu olayın inançlı işleme dayandığı ve davacının kovuşturmaya yer olmadığına şeklinde sonuçlanan Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı 02.06.2010 tarihli şikayeti ile zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı, dava tarihi itibariyle on yıllık dava zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekli temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Mahkemece zamanaşımının başlangıcı yönünden Savcılığa yapılan şikayet tarihinin dikkate alındığını, ancak harici taşınmaz satışında ödenen bedelin iadesi davasında zamanaşımının ifa ümidinin ortadan kalktığı andan itibaren başladığını, Mahkemece ceza dosyasında bulunan ifadelerin müvekkili tarafından öğrenildiği tarihin dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalıdan aldığı borç paraya karşılık devrettiği taşınmazların iade edilmemesi nedeniyle ödediği paranın istirdadı istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davanın on yıllık zaman aşımı dolduktan sonra açıldığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2331, K. 2025/1233, 3 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama