KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/3001 E., 2025/3382 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/13 E., 2024/89 K.
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında “Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi” imzalandığını, davalının 26.09.2014 tarihli yazısı ile kurum sigortalısı hastalardan fazladan ilave ücret alındığından bahilse 122.370,41 TL cezai şart bedelinin hakedişlerinden kesileceğinin davacıya bildirildiğini, isteğe bağlı poliklinik muayene ve muayene katılım payı ücretlerinin fazladan ilave ücret olarak değerlendirilemeyeceğini, 224 adet dosyanın yalnızca 12 adedinde fazla ilave ücret ödemesinin tespit edildiğini ancak söz konusu fazla ödemelerin posta havalesi yoluyla hastalara iade edildiğini,
sözleşmenin (11.1.8.) maddesinde, kurum mevzuatına aykırı olarak alınan ilave ücretin ilgili kişiye iadesi durumunda uygulanacak olan cezanın yarısı kadar cezai şartın belirleneceği düzenlendiğinden uygulanması gereken cezai şart bedelinin 24.000,00 TL olması gerektiğini ileri sürerek; kurum işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davaya konu kurum işleminin yasal mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece verilen 29.12.2015 tarihli kararla; davacı hastane tarafından kurum sigortalısı hastalardan alınan fark ücretlerin mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile kurum işleminin iptaline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 29.04.2019 tarihli ilamıyla; davacının dava dilekçesindeki beyanı ile sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinin (11.1.8.) maddesi dikkate alınarak hak sahibine iade edilen ücretler yönünden değerlendirme yapılmak üzere ek rapor alınarak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle, hüküm bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 09.02.2020 tarihli kararla; davacı hakkında uygulanan 122.370,41 TL cezai şarta yönelik kurum işleminin iptaline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Dairenin 22.10.2020 tarihli ilamıyla; bozma sonrası alınan bilirkişi heyeti ek raporunda bahse konu sözleşmenin (11.1.8.) maddesi ve davacının kabulünde olan husus hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, kök raporun tekrarı mahiyetinde olduğundan hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığı, Mahkemece davacının 12 adet dosyadan fazladan ilave ücret alındığı ancak ilgililerine iade edildiğine yönelik kabulü gözetilerek bozmaya uygun yeni rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 12 hasta için yapılan iade işlemi ve sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi sonucunda kurum tarafından yapılan kesintinin bu yönü ile haksız kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 98.370,41 TL'nin dava tarihi olan 30.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine ve taraflar arasında muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili; ilave ücretlerin yasal dayanağının davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafça ispat edilemeyen kesintiler yönünden de kurum işleminin yerinde olduğunun değerlendirilmesi gerektiği iade edilmeyen ilave ücretlerin yok sayılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve değerledirme
Uyuşmazlık, davalı tarafça sözleşme kapsamında uygulanan cezai işlemin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece; uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmasına, bu doğrultuda bilirkişi heyetinden alınan raporun denetime elverişli bulunmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen kısımlara yönelik itirazlarının incelenemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3001, K. 2025/3382, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama