KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/3434 E., 2025/2789 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1078 E., 2024/1444 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 34. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/302 E., 2023/349 K.
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacı ile davalı şirket arasında imzalanan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile ... isimli projeden 133 ve 134 numaralı bağımsız bölümleri satın aldığını, satım işleminden sonra mimari proje değiştirilerek bağımsız bölüm numaralarının 117 ve 118 olduğunu, tapuların devredildiğini, ancak projede yer almadığı halde kendi bağımsız bölümlerinin bulunduğu bloğun hemen karşısına başka bir bloğun ilave edildiğini ve manzaranın kapandığını, ayrıca satış vaadi sözleşmesinde yer alan sosyal tesislerin tamamlanmadığını, her iki açıdan zararar uğradıklarını belirterek bedel indirimi ve geç teslim nedeniyle cezai şart talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davaya konu taşınmazın otel niteliğinde olduğunu, bağımsız bölümlerin ticari amaçla satın alındığını, geç teslim edilmediğini, eksik ve ayıp bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; keşif neticesinde alınan bilirkişi raporu ile yapılan tespit doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile gecikme tazminatı olarak 227.700,00 TL'nin 15.08.2013 tarihinden itibaren, eksik ve ayıplı ifaya dayalı tazminata ilişkin 249.509,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli olduğu, Mahkemece daha önce verilen kaldırma kararına uygun inceleme ve araştırma yapıldığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili. Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçe belirtilmediğini, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken ek rapor alındığını, alınan bilirkişi raporlarının hatalı ve eksik olduğunu, ortak alanların teslime hazır olmadığı şeklindeki dayanaksız ve hukuka aykırı tespite yer verdiği,
bağımsız bölümlerin süresinde teslim edildiğini, sözleşme ile kabul edilen 150 iş günü ek teslim süresi dikkate alınmadan karar verildiğini, gecikme cezasının KDV dahil edilerek yanlış hesaplandığını, usulü kazanılmış hakkın dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın ihtirazı kayıt olmaksızın teslim alındığı, süresinde ayıp ihbarı yapılmadığını, yeni blok yapılmasında kusuru bulunmadığını, açık ayıbın söz konusu olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi gereğince geç teslimden kaynaklanan cezai şart ve ayıp nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, dosya içerisinde yer alan ve taraflar arasında imzalanan sözleşmede tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlendiği ve teslimin sözleşmede kararlaştırılan sürede yapılmadığı, sözleşmede belirtilen adrese yapılan tebligatın geçerli olduğu, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelere göre teslimde gecikmenin mücbir sebep sayılamayacağı, sözleşme maddeleri incelendiğinde yapılan hesaplamanın sözleşmeye uygun olduğu ayıp ihbarının da süresinde yapıldığı anlaşıldığından temyiz edenin sıfatı ve temyiz sebeplerine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3434, K. 2025/2789, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama