KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/3975 E., 2025/3368 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/3462 E., 2024/1827 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/222 E., 2020/146 K.
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının depo niteliğindeki taşınmazını 10.06.2015 tarihli kira sözleşmesi ile davalıya kiraladığını, sözleşme devam ederken davalının talebi üzerine ve kira ilişkisinin devam edeceği inancıyla kiralananın çatısına ekstra saç kaplama ve sundurma işi yaptırdığını, ancak davalının sözleşmeden kaynaklanmayan işbu ilave maliyetlerin bedelini ödemediği gibi sözleşmeyi feshettiğini ileri sürerek; şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; alacak miktarı belirli olduğu için belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının kendi taşınmazına yaptığı masraflara katlanmakla yükümlü olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının talep ettiği bedelin, kendisine ait olup davalıya kiraladığı taşınmazda yaptırdığı onarım işine ilişkin olduğu, taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinde böyle bir imalatın yapılması halinde bedelinin kiracıdan tahsil edileceğine ilişkin bir madde bulunmadığı, sözleşmenin (3.) maddesinde her iki tarafa altı ay önceden bildirimde bulunmak şartıyla neden belirtmeksizin sözleşmeyi fesih hakkı tanındığı,
kaldı ki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 343. maddesinde, kira sözleşmesinde kira bedelinin belirlenmesi dışında kiracı aleyhine değişiklik yapılamayacağının belirtildiği, söz konusu imalatın yapıldığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu nedenle keşif yapılmasına ve tanık dinlenmesine gerek görülmediği gibi davanın dava değeri itibarıyla da tanıkla ıspat sınırının üstünde olduğu, dolayısıyla davacının talebinin hukuki dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihli ve sayılı belirtilen kararıyla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; delilleri toplanmadan verilen kararın hatalı olduğunu, 6098 sayılı Kanun'un 317. maddesine göre, kira sözleşmesi devam ederken davalı kiracının özel talep ve isteği üzerine kiralanana yaptırılan dava konusu çatı ve sundurma işi maliyetine, kiracının katlanması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili; taraflar arasında imalatın yapılıp yapılmadığı konusunda uyuşmazlık olduğundan aksi yöndeki Mahkeme gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, iddia olunan onarım işi bedeli veya sundurma bedeli ödeneceğine dair taraflar arasında akdi bir ilişki veya bir taahhüt bulunmadığını, gerekçenin düzeltilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinde dava konusu imalatların yapılması halinde bedelinin kiracıdan tahsil edileceğine ilişkin bir madde bulunmadığının anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3975, K. 2025/3368, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama