KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/4318 E., 2025/3453 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/658 E., 2023/2979 K.
Karar Metni
1.094 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalının emniyet müdürü olduğunu, bilimsel çalışmalar yapmak üzere yurtdışına gönderildiğini, eğitimini süresinde tamamlamadığını, yapılan masrafların iadesi gerektiğini ileri sürerek; 157.054 ABD doları karşılığı 234.246,07 TL’nin 21.08.2009 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.09.2019 tarihli kararıyla; dosya kapsamından davacının bakanlık onayı ile master eğitimine gönderildiği, genel müdürlük onayı ile görev süresinin 2 yıl daha uzatılarak doktora eğitimine devam ettiği, daha sonra bu sürenin 1 yıl daha uzatıldığı,süresinde doktora diplomasını teslim etmediği, Yetiştirilmek Amacıyla Yurt dışına Gönderilecek Memurlar Hakkındaki Yönetmelik hükümleri gereğince hangi hallerin başarısızlık hali olarak sayılabileceğine ilişkin düzenlemenin yer almadığı,
davacı idarenin kanun ve yönetmelik hükümleri ile belirlenemeyen bir hususta personelden taahhüt alamayacağı, yapılan yüklenme senedinin geçerli olmadığı,yüklenme senedine aykırı davranıldığında senet hükümlerinin 6. maddesinin uygulama alanı bulduğunu davalının sadece belirtilen süre içerisinde diplomasını teslim etmemesi halinin ilgili yönetmelik hükümleri gereğince başarısızlık hali sayılamayacağı ilgili Yönetmeliğin 23. maddesi ve 657 sayılı Yasanın ek maddesi gereği davalıdan masrafların istirdadı hakkını doğurmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Dairece verilen 20.01.2022 tarihli ilamla; dosya kapsamına göre davalının verilen ek sürelere rağmen doktorasını tamamlayamadığı ve doktora diplomasını sunmadığı, Yurt dışı eğitim masrafları nedeniyle ilgilinin sorumluluğunun ve ödenmesi gereken borç miktarı yüklenme senedine göre tespit edileceği, taraflar arasında 13.08.2003 tarihinde imzalanan Yurtdışına Gönderilen Kamu Personeline Mahsus Yüklenme Senedi ve Muteber İmzalı Müteselsil Kefalet Senedi başlıklı sözleşmenin 1. maddesinde yurt dışı görevinin nedeni ve amacı;
"...öğrenim yapmak, yetiştirilmek, eğitilmek, bilgi artırmak, meslekle ilgili konularda araştırma inceleme etüt veya staj yapmak" şeklinde gösterildiği, bu madde de davalının yurtdışına gönderiliş amacında yalnızca master eğitimini kapsayacak şekilde bir kısıtlama getirilmediği, davalının yüksek lisans eğitimini tamamladıktan sonra Emniyet Genel Müdürlüğünün 20.06.2005,24.08.2007,04.092008 tarihli işlemleri ile doktora eğitimine başladığı ve devam ettiği, doktora eğitimine dönüşen yurtdışı görev süresinin 21.08.2009 tarihinde bittiğinin anlaşıldığı,
yüklenme senedi doktora eğitimini dahil edecek şekilde verildiği kabul edileceği, söz konusu sözleşmenin 7.maddesi ve 07.02.2005 tarihli Emniyet Genel Müdürlüğü Yurtiçi Yurtdışı Lisansüstü Eğitim ve Yurtdışı Kısa Süreli Eğitim Yönergesinin genel hususlar başlıklı 14 (ğ) bendi gereğince davalının kendisine tanınan süre içerisinde doktora diplomasını sunamadığı ve taahhüdünü ihlal ettiği tespitine yer verilerek davacının davalının eğitimi için yapmış olduğu yurtdışı doktora harcamaların tamamını davalıdan isteyebileceği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının kendisine tanınan süre içerisinde doktora diplomasını sunamadığı anlaşıldığından taahhüdünü ihlal ettiği ve davalının eğitimi için yapmış olduğu yurtdışı doktora harcamaların tamamını davalıdan isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı hakkında yapılan doktora eğitimi giderinden kaynaklanan toplam 157.054,52 USD'nin 19.11.2024 temerrüt tarihinden 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile bulunacak borç tutarının fiili geri ödeme tarihindeki
merkez bankası efektif satış kuru üzerinden hesap edilerek belirlenen Türk parası karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş tashih şerhiyle sehven sayı hatası yapıldığı belirlenerek temerrüt tarihi 19.11.2014 tarihi olarak belirlenerek karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; tazminat davasına ilişkin faize esas temerrüt tarihinin, davalının yurtdışı eğitimini tamamlayarak yurda dönmesi gereken 21.08.2009 tarihinin olması gerektiğini, temerrüt tarihinin 19.11.2014 tarihi olarak tespit edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili.
Mahkemece ilgisiz alt norm olan yönetmelik ve yönerge hükümleri ile Devlet Memurları Kanunda yapılan mevzuat değişikliğini ve kanun koyucunu iradesini hiçe sayıldığını, Kanun koyucu tarafından yönetmelikle belirlenen başarısızlık hali ve geri çağırılma durumunun aynı anda olması halinde ilgiliden geri ödeme alınabileceğini düzenlediğini, söz konusu düzenlemenin "ve" bağlacını içerdiğini, yönetmelikle belirlenen başarısızlık hali ve geri çağırılmayı aynı anda aradığını eldeki davada geri çağrılma halinin söz konusu olmadığını,
kanun ve yönetmelik hükümleri ile belirlenmeyen bir hususta personelinden taahhüt almakla yasal boşluğu dolduramayacağını, yapılan taahhüdün bu yönüyle geçersiz olduğunu yüklenme senedinin yalnızca master eğitimi için verildiğini, hukuka aykırı olarak doktora eğitimi için hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacının ödeme gösterir tevsik edici madde sunmadan yalnızca sunduğu excel tablosunun ödeme ispatlanmış gibi karar esas teşkil etmesinin hukuka aykırı olduğunu, faiz başlangıcının tashih şerhi ile düzeltilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ABD’de doktora eğitimine gönderilen davalının Yurtdışına Gönderilen Kamu Personeline Mahsus Yüklenme Senedi ve Muteber İmzalı Kefalet Senedinin 7. maddesine aykırı davrandığı iddiasına dayalı yurtdışı öğrenim giderlerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin faiz başlangıcına yönelik temyiz itirazı yönünden yapılan incelemede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 117. maddesine göre, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer.
Davanın dayanağı olan yüklenme senedinde, taahhüdün ihlal edilmesi halinde fiilen döviz cinsinden yapılan masrafların fiili geri ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesap edilerek Türk Parası karşılığının yasal faizi ile tahsili kararlaştırılmıştır. Kefalet senedi ile ayrı bir borç ödeme günü de belirlenmemiştir. Davacı taraf, dava tarihinden önce düzenlenen borç bildirimi ile 157.054,02 ABD dolarının tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde ödenmesini talep etmiş, söz konusu borç bildirimi davalıya 19.11.2014 tarihinde tebliğ edilmiş olup, temerrüt 19.12.2014 tarihinde gerçekleşmiştir. Bu durumda, yabancı para alacağına 19.12.2014 tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Hal böyle olunca,Mahkemece faiz başlangıç tarihini temerrüt tarihi olan 19.12.2014 tarihinden itibaren başlatması gerekirken, değinilen bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438/7 maddesi hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple,
1. Davacı tarafın tüm, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı tarafın Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1 inci bendinde yer alan ''19.11.2014'' tarihinin hükümden çıkartılarak yerine ''19.12.2014'' tarihinin yazılması ve diğer kısımların aynen muhafazası suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Hükmü temyiz eden davalı adli müzaheret kararı almış olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/4318, K. 2025/3453, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama